İmamoğlu, İstiklal değil, İstikbal peşinde!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Dün sabah saat 10.00’da İBB Başkanı İmamın Oğlu Ekrem bir basın toplantısı düzenledi değil mi belediyede?
Ve burada; “Ben size turpun büyüğünü göstereceğim”, dedi.
Ve neyi gösterdi?
Kendisiyle ilgili açılmış yolsuzluk soruşturmalarının tamamında hep Tayyip’in avanesinden Satılmış Büyükcanayakın’ın bilirkişi olarak gösterildiğini anlattı ve “İşte turpun büyüğü bu”, dedi. “Bütün soruşturmalarda, o 1800 kişilik mali suçlarla ilgili bilirkişiler arasından bunun seçilmiş olması, katrilyonda bir olasılık bile değil”, dedi.
Aslında burada büyük bir kalpazanlık yaptı İmamın Oğlu Ekrem. Tayyip’in hangi işi kanuna, hukuka, adalete, hakkaniyete, vicdana, ahlâka uygun ki senin hakkında açtırdığı soruşturmalarda atadığı bilirkişi uygun olsun?
Hasta garantili Şehir Hastaneleri mi? Yolcu garantili tüneller, havaalanları, köprüler, bunlar mı hakkaniyete, ahlâka, kanuna uygun? Hiç uçak inmeyen havaalanlarına ödenen milyarlar mı hakkaniyete uygun?
Ve bütün kamu ihaleleri ki, belli ekonomistler 240 milyar doları aştığını söylüyor bu ihalelerin tutarının, tamamının beşli, yedili, on yedili ve en fazla 44 müteahhide verildiği mi kanuna, adalete uygun?
Hayır. Abdüllatif Şener’in itirafıyla sadece Tayyip ve aile çevresinin 300 milyar lira doları aşkın kamu malını aşırması mı adalete, kanuna uygun?
Bunlar hep Banu Avar’ın deyişiyle “üretilmiş muhalefet.”
Amerika’nın çizdiği sınırlar içinde oynuyor alayı bunların. İşin tuhafı, muhalifi oynayan medya da aynısı. Yahu tamam bunları açıkla ama bunu turpun büyüğü olarak ilan etme. Biz bir hafta kadar önce bir paylaşımımızda ve cuma günkü Çağlayan Adliyesi önünde yargılama sonunda yaptığımız açıklamada turpun büyüğünü gösterdik…
Neydi turpun büyüğü?
“Diploma Nerede?”
Evet, hiç kimse sahtekârlık etmesin, düzenbazlık etmesin, madrabazlık kalpazanlık etmesin; işte turpun büyüğü bu!
Tayyip’in diploması yok. Otomatikman Devlet Başkanlığı da gayrimeşru, kanun dışı, hukuk dışı, boş, kof ve çöp hükmünde. Ve bu turpun büyüğünü o Hafız’a yedirdiğimiz anda, Türkiye bu beladan kurtulacak. Tayyip gitti mi, AKP diye bir şey kalmayacak. Aynen, Demirel sonrası Adalet Partisi adlı Amerikan yapımı partinin darmadağın oluşu gibi. Özal sonrası ANAP adlı Amerikan yapımı partinin darmadağın oluşu gibi, Tayyip sonrası da AKP diye bir şey ortada kalmayacak. Ama bunu bizim dışımızda söyleyen yok. Yok yahu! Herkes bir danışıklı dövüş içinde. Hepsi kayıkçı kavgası yapıyor.
Ve İmamın Oğlu, bu basın toplantısında bir kez daha gösterdi ki, o istiklal davası gütmüyor, kendi şahsi istikbal davasını güdüyor; memleket umurunda değil. Kendisi için ulaşmak istediği, oturmak istediği koltuk umurunda bunun, başka bir şey umurunda değil.
Ve biz bu İmamın Oğlu’na da diplomayı sorduk. Dedik ki; bu Tayyip, burada senin oturduğun makamda, dört yıl Belediye Başkanlığı yaptı ve buraya gelirken de bir diploma verdi. Ki o da sahte. Askerlik Dairesine yani Millî Savunma Bakanlığı Askere Alma Dairesine verdiği diplomanın sahte oluşu gibi. O diplomayla sahte Yedek Subaylık yaparak, Kantin Subaylığı yaparak askerliğini yapmış sayılması gibi.
Yoksa Tayyip’in İmam Hatip Lisesi mezunu olduğunu gösteren diplomanın dışında, başka bir diploması yok, hep sahte diploma kullandı bu adam, dedik. Sizin belediyeye de bir sahte diploma verdi, onun bir örneğini bizimle paylaşır mısınız, dedik.
Ne cevap verdi?
Sizin bu talebiniz, özel hayatın mahremiyetine girer, o yüzden bunu sorduğunuz kişinin onayı olmadan size veremeyiz, paylaşamayız, dedi.
Sonradan Tayyip, buyurun çıkarın, dedi, Marmara Üniversitesi bir sahte diploma çıkarsın diye.
Tekrar başvurduk yine cevap yok, yine vermedi.
Bre utanmaz İmamın Oğlu!
İşe binlerce kişi aldın, her birinden diploma istemedin mi sen?
Kamu sektörü olsun, özel sektör olsun, iş başvurusu yaparken işe alınman kabul edildiğinde, ne istenir belge olarak?
Bir; Diploma,
İki; Adli Sicil Kaydı,
Üç; Sağlık Belgesi, Sağlık Raporu istenir.
Bu istekler, bu talepte bulunulanlar hep özel hayatın mahremine dair talepte mi bulunuyorlar, istekte mi bulunuyorlar?
Milletvekili Adaylarından, hele hele Cumhurbaşkanı adayından, Yüksek Seçim Kurulu diploma ister. Yüksek Seçim Kurulu bu kişilerin özel hayatına dair bilgi edinmek peşinden mi koşar bu isteğiyle?
İşte böylesine bunlar güvenilmez. Vicdandan, ahlâktan, namustan yoksun alayı bunların.
Tayyip’in diploması yok!
Anayasa Madde 101: Yüksekokul diplomasına sahip olmayan bir kişinin Devlet Başkanlığı Adaylığı için başvurusu bile kabul edilemez, seçime bile giremez o kişi.
Tayyip’in Yüksek Seçim Kurulu’na sahte diplomayla başvurduğunu ispatladık, kaçıncı kez ispatladık. Yüksek Seçim Kurulu Üyelerinin yüzüne karşı da söyledik bunu. Hiçbiri cevap veremedi.
Metin Külünk, Tayyip’in Milletvekiliydi yıllarca; “Peygamberin de diploması yoktu,” diye Tayyip’in diplomasızlığının açık itirafında bulundu.
Yusuf Ziya Özcan; “YÖK Başkanlığım döneminde her yere başvurdum başvurduğum her kurum bana Tayyip Erdoğan’ın yüksekokul diploması yok dediler”, dedi.
Bu kadar kesin bu.
Bu turpu Tayyip’in önüne koyup yedirdiğimiz anda, bu zulüm düzeni, bu ihanet düzeni halkımızın ekmeğini, aşını çalan, vatan topraklarımızı satan, Laik Cumhuriyet’imizi yıkan, günbegün Ortaçağcı Faşist bir Din Devleti peşinde koşan bu Tayyipgiller adlı zulüm ve ihanet iktidarı gümbür gümbür devrilecek. Ama hiçbiri buraya gelemiyor, gelmiyor.
Niye?
Çünkü Amerika onları öyle oynatıyor. Siyasilerini de medyayı da. İşte kahredici sistem, düzen bu. Amerikan Emperyalist Haydut alçağının, 1950’de Türkiye’yi yarısömürgesi durumuna düşürdüğü günden bu yana, hep böylesine aşağılık, kanun dışı, hukuk dışı, ahlâk dışı siyasiler iktidara getirilir, olaylar sergilenir, vurgunlar soygunlar yapılır, zulümler yapılır.
Evet, işte o yüzden biz ne diyoruz?
“Katil Amerika Ortadoğu’dan defol! diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen, her gazeteci, her televizyoncu ya gafildir ya korkaktır ya haindir.”
Evet, bir kez daha tekrarlayalım ki; İmamın Oğlu kalpazanlık yapıyor. Turpun büyüğü bu Satılmış Büyükcanayakın adlı sözde bilirkişiyi ve onun kanunsuzluklarını, hukuksuzluklarını dile getirerek.
Ve İmamın Oğlu istiklal peşinde koşmuyor, istikbal peşinde koşuyor.
Ve ne yazık ki, en büyük kötüden kurtulmak için, bu daha az kötüye geçen seçimlerde oy verdik ve bundan sonra da oy vermeye mahkûm durumdayız. Kahredici durum bu işte.
Kalın sağlıcakla…
28 Ocak 2025