HKP’den Suç Duyurusu: AKP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı ve Bilal Erdoğan’a “Kentsel Dönüşümden bir şey kal…” acak mı?

22.03.2019
177
A+
A-
HKP’den Suç Duyurusu:  AKP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı ve Bilal Erdoğan’a “Kentsel Dönüşümden bir şey kal…” acak mı?

2014 yılında katıldıkları bir etkinlikte (önlerinde bulunan mikrofonun açık kaldığından habersiz olarak) aralarında geçen konuşmada, şimdinin AKP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Haydar Ali Yıldız; Türgev yöneticisi, Tügva Vakfı Yöneticisi, RTE’nin oğlu Bilal Erdoğan’a kentsel dönüşümü hatırlatarak “Bakalım şu dönüşümden de bir kaç şey yapabilirsek, bir şey kalırsa bize…” demiş ve Bilal’de “Projede var değil mi” diye sormuştu. Yıldız’ın bu soruya yanıtı ise “Olmasa da bir iki yer bina olarak aldık mı yeter bize” şeklinde olmuştu.

Seçim gündemi nedeni ile görüntülerin yeniden yayınlanması üzerine Halkçı Hukukçular harekete geçerek Bilal Erdoğan, Haydar Ali Yıldız ve Beyoğlu’ndaki Kentsel Dönüşümde görev alan ve şüphelilere “bir iki bina ayırma” suçuna katılan diğer memurlar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılığa neden olmak, bilerek ve isteyerek kamu zararına sebep olmak, rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından suç duyurusunda bulundular.

Suç Duyurusunda “AKP hükümeti tarafından uygulanan kentsel dönüşümlerde emekçi halkımız; elindeki malını mülkünü kaybederim tehlikesi ile karşı karşıya kalırken ya da nasıl zararlı çıkmadan bu süreci atlatırım diye kara kara düşünürken; Beyoğlu Belediye Başkanı adayı olan şüpheli Haydar Ali ile Cumhurbaşkanının oğlu olan diğer şüpheli Bilal; ‘birkaç bina kapatmanın’ derdine düşmüşler ve başka bir etkinlikte bunun pazarlığını yapmaktan geri duramamaktalar.” şeklinde suçlular ve işledikleri suçlar teşhir edilmektedir.

“Türkiye’nin en Yurtsever, Halkçı ve Kamucu Partisi olan müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi, ‘tüyü bitmemiş yetimin hakkı’ olan kamu mallarının göz göre göre, RTE’nin çocuklarına ve belediye başkan adaylarına peş çekilmesine seyirci kalmamaktadır. Halkına olan sorumluluğu nedeniyle işbu şikâyetin yapılması zorunlu olmuştur. Baştan beri anlatıldığı gibi kuvvetli şuç şüphesinin varlığı da gözetilerek soruşturmanın acilen başlatılması gerekmektedir.” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur..

HKP ve Halkçı Hukukçuların haksızlıklara göz yummadığı ve yummayacağı bu suç duyurusu ile bir kez daha zihinlere kazındı!

22 Mart 2019

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

Suç Duyurusu Dilekçesini aynen yayımlıyoruz:

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

Ş i k a y e t ç i……..: Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Karanfil Sk. No:24/15 Kızılay/ANKARA

V e k i l l e r i……..:  Av. Metin BAYYAR, Av. Ayhan ERKAN, Av. Ali Serdar ÇINGI,

Av. Tacettin ÇOLAK, Av. Sait KIRAN, Av. Ayça OKUR,

Av. Halil AĞIRGÖL, Av. Pınar AKBİNA, Av. Doğan ERKAN

Ortak adres:Atatürk Bulvarı Emlak Bankası Blokları B Blok K:4

D:16 Fatih/İstanbul

Ş ü p h e l i l e r….: 1- Bilal ERDOĞAN

(Türgev yöneticisi, Tügva Vakfı Yöneticisi, Cumhurbaşkanı oğlu)

2- Haydar Ali YILDIZ (AKP Beyoğlu Belediye Başkanı Adayı)

3- Beyoğlu’ndaki Kentsel Dönüşümde görev alan ve şüphelilere “bir

iki bina ayırma” suçuna katılan diğer memurlar.

S u ç……………….: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılığa

neden olmak (TCK. 158/1-d-e)

Bilerek ve isteyerek kamu zararına sebep olmak (İrtikap- TCK. 250/2),

Rüşvet (TCK.252/1, 2),

Nüfuz Ticareti (255-Değişik:2/7/2012-6352/89)

Suç Tarihi…….….: 2014 sonrası.

Şikayetlerimiz…….:

1- Geçtiğimiz günlerde, sanıkların 2014 yılında katıldıkları bir etkinlikte (önlerinde bulunan mikrofonun açık kaldığından habersiz olarak) aralarında geçen konuşma Beyoğlu Postası DHA isimli internet sitesi tarafından sosyal medyada paylaşıldı.

2- Paylaşılan video görüntülerinde şüphelilerden Haydar Ali Yıldız’ın diğer şüpheli Bilal Erdoğan’a kentsel dönüşümü hatırlatarak “Bakalım şu dönüşümden de bir kaç şey yapabilirsek, bir şey kalırsa bize…” dediği görülüyor. Şüpheli Bilal’de “Projede var değil mi” diye soruyor. Yıldız’ın bu soruya yanıtı ise “Olmasa da bir iki yer bina olarak aldık mı yeter bize”

https://www.birgun.net/haber-detay/akp-beyoglu-adayi-yildiz-ile-bilal-erdogan-arasinda-dikkat-ceken-sohbet.html

3- Konuşmadan görüldüğü üzere şüpheliler, aralarında Beyoğlu’nda yapılacak kentsel dönüşümden rant elde etmenin planlarını yapıyorlar. Hatta şüpheli Haydar Ali’nin sözlerine bakılırsa; kentsel dönüşüm projesinde olmadığı halde “en az bir iki binanın kapatılacağı” ilişkilerin ayarlandığı ve haksız kazanç elde etme planlarının olgunlaştırıldığı açıkça görülmektedir.

Yani AKP hükümeti tarafından uygulanan kentsel dönüşümlerde emekçi halkımız; elindeki malını mülkünü kaybederim tehlikesi ile karşı karşıya kalırken ya da nasıl zararlı çıkmadan bu süreci atlatırım diye kara kara düşünürken; Beyoğlu Belediye Başkanı adayı olan şüpheli Haydar Ali ile Cumhurbaşkanının oğlu olan diğer şüpheli Bilal’in; “birkaç bina kapatmanın” derdine düşmüşler ve başka bir etkinlikte bunun pazarlığını yapmaktan geri duramamaktalar.

4- Şüphelilerin aralarında geçen konuşmadan açıkça görüleceği üzere, sahip oldukları nüfuzu kullanarak, Belediye ve diğer Kamu Kurumlarındaki ilgili memurlar eliyle bu kentsel dönüşümleri rantsal dönüşüme çevirerek rüşvet ve irtikap suçu işledikleri apaçık ortadadır.

5- Olayımızda, TCK m. 150/2’de tanımlanan; görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirilen hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına yönelik fiiller söz konusudur.

6- Ayrıca şüphelilerin aralarında yaptığı konuşmayla dış dünyada açığa çıkan gizli fiilleri;bir kamu görevlisinin, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için memur kişilerle vardıkları anlaşma çerçevesinde haksız kazanç sağladıklarının kanıtıdır.

Oysa kamu hizmetlerinin gerek eşitlik gerek liyakatlilik açısından adalet ilkelerine uygun yürütüldüğü, kamu görevlilerinin rüşvet kabul etmez ve satın alınamaz oldukları hususunda toplumda hâkim olan güvenin, inancın sarsılmaması gerekir. Rüşvet suçunun tanımı ile de bu güveni koruma amaçlanmıştır. Ancak, şüpheliler arasındaki konuşmadan da görüleceği üzere, kamuoyunda belli bir cazibe yarattıkları “kentsel dönüşüm” projelerini kendilerine haksız kazanç sağlamanın aracı olarak kullandıkları açıkça görülmektedir.

7- Aynı zamanda bu fiilleri kamu kurumlarının ve halkın zararına nitelikli dolandırıcılık suçlarının kapsamına da girmektedir.

8- Her ne kadar şüpheliler arasında geçen konuşma 2014 yılında yapılmış ve aradan beş yıl geçmiş olsa da, işlenen suçlardan, güncel paylaşımdan dolayı yeni haberimiz olduğundan ve işlenen suçlar bakımında TCK’da öngörülen dava zamanaşımı geçmemiş olduğundan müvekkil parti adına işbu şikayeti yapıyoruz.

9- Şüphelilerden Bilal, Cumhurbaşkanının oğlu olması hasebiyle siyasi nüfuzunu kullanarak, önceden kurmuş olduğu TÜRGEV, TÜGVA vb. vakıflar aracılığıyla, memur olan diğer şüphelileri de kanuna aykırı ve kamuyu zararlandırıcı işlemlere zorlayarak kamu mallarına el koymaktadır.

10- Geçmişte, 25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları döneminde, zamanın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç “TÜRGEV’e ait 143 gayrimenkul olduğunu” açıklamıştı. Osmanlı döneminde kurulmuş vakıflarda bile bu kadar çok taşınmaz yokken, TÜRGEV her geçen gün Emlak Zengini olmaktadır. Bugün bu sayının nerelere vardığını tespit edemiyoruz, ancak en az ikiye üçe katlandığı çok açıktır.

11- Kamunun TÜRGEV’e yaptığı peşkeşlerin listesini burada çıkarmamız mümkün değildir. Ancak başta İstanbul olmak üzere, Konya, Antalya, Tekirdağ, Tokat, Şanlıurfa, Bursa, Kütahya, Adıyaman, Çanakkale gibi Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde bu Vakıflara kamu zararına bedelsiz tahsisler yapıldığı çok açıktır.

12- Sosyal medyaya yansıyan bu fısıltılı konuşmada da bu peşkeşlerden tipik bir örneğini görmüş olduk. Bu nedenle şüphelilerin hakka, hukuka, hakkaniyete ve yasaya en küçük bir saygı duymadan, paravan vakıfları aracılığıyla kamu mallarına sahip olmalarının önüne geçilmek zorunluluğu vardır.

13- Türkiye’nin en Yurtsever, Halkçı ve Kamucu Partisi olan müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi, “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan kamu mallarının göz göre göre, devlet başkanının çocuklarına ve belediye başkan adaylarına peş çekilmesine seyirci kalmamaktadır. Halkına olan sorumluluğu nedeniyle işbu şikâyetin yapılması zorunlu olmuştur. Baştan beri anlatıldığı gibi kuvvetli şuç şüphesinin varlığı da gözetilerek soruşturmanın acilen başlatılması gerekmektedir.

Sonuç ve İstem…..: Açıkladığımız ve soruşturma sonucu ulaşılacak diğer deliller ışığında, olayla ilgili gerekli soruşturmanın yürütülerek, Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tanık olarak dinlenmek suretiyle, sanıklar hakkında yukarıda belirtilen sevk maddelerinden gerekli soruşturmanın yürütülerek kamu davası açılmasını vekaleten saygıyla dileriz. 22/03/2019

                                       ŞİKAYETÇİ HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ                       

Vekilleri

Av. Ayhan ERKAN Av. Ali Serdar ÇINGI Av. Pınar AKBİNA