HKP’den Bülent Arınç ve İ. Melih Gökçek hakkında suç duyurusu

24.03.2015
193
A+
A-

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ANKARA

 Suç İhbarında Bulunan       :Halkın Kurtuluş Partisi

Karanfil Sk. No:24/15 Kızılay/ANKARA

Vekilleri                     :1- Av. Metin BAYYAR  2- Av. Sait KIRAN

3- Av. Azime Ayça ALPEL  4- Av. Doğan ERKAN

Sezenler Cad. 4/15 Sıhhiye/ANKARA

Şüpheliler                    :      1- Bülent ARINÇ

2- İbrahim Melih GÖKÇEK

S u ç                            :        Suçu ve Suçluyu Gizleme, Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet

A ç ı k l a m a l a r        :

 A- Olay                       :

23 Mart 2015 Pazartesi günü Ankara Çankaya Köşkünde toplanan Bakanlar Kurulu sonrası Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kendisine istifa çağrısı yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yasalarımıza göre suç olan bir kısım fiilleri gerçekleştirdiğini açıklamıştır. Bu açıklama hem yazılı basında hem de ulusal boyutta yayın yapan televizyonlarda halka duyurulmuştur.

Bu açıklamasında Bülent Arınç;

“Benim adım Bülent Arınç. Söylediğim sözler ortadadır. Bunun arkasında hiç kimse bir şey aramasın. Ben cam gibi bir adamım. Önüm arkam belli. Kimsenin adamı değilim. Kimsenin çantasını taşımadım. Ben siyasi hayatımın sonunda iki ay sonra başım dik alnım açık olarak gezeceğim. Hiçbir akçeli işte benim adım geçmez. Ben hayatını sevgisini, aşkını, çocukluğunu evlatlarını bu dava için harcamış bir insanım. Hesaplar yaparak bugünlere gelmiş değilim.

“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek benimle ilgili bazı twıtter atmış. Bu terbiyesizce bir açıklamadır. İçeride, Gökçek kim siz kimsiniz diyenler oldu. Bugün buna karşılık vermeden geçmemek lazım. Benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Ben görevimin başındayım. Zamkla yapışmış koltuğa oturan bir insan değilimdir”

“Benim bir sevdam vardır ama makam sevdası değildir. Adam kayırma değil birilerinin yaptığı gibi. Çıkar ilişkisi değil birilerini yaptığı gibi. Bu dava için kendimi feda ettim. Şerefimle yaşayacağım. Sadece emekli maaşımla geçineceğim Huzur içinde Ankara sokaklarında dolaşacağım”

“Beni istifaya davet etmek, senin hakkın değil, haddin değil. Okkalı cevap vermemi aklıma getirdim ama yapamayacağım. Kendine değil ama eşine çok büyük saygım vardır. Hayırsever bir kadındır, dindar bir insandır. Biz eşimle Nevin Hanım’ı çok severiz ve beğeniriz. Eşinin başarılarında en büyük katkısı olan bir hanımefendidir. Gökçek hakkında bir şey söylersem Nevin Hanım’ı üzmüş olacağım. Yeni bir tartışma konusu ortaya atarak kafaları karıştırmak istemem”

Gökçek ile ilgili 100 konuyu 8 Haziran’dan itibaren ömrüm vefa ederse konuşmak isterim. O gün gelene kadar AK Parti’yi yıpratacak bir sözün içine girmem”

“Benim aleyhimde konuşacak herkesi biliyorum. Arzu ederseniz size gizli bir mektup ile bunu veririm. 7 Haziran’dan sonra açmanız kaydıyla…

“Biz kimin nerede havlayacağını neler yazacağını itibarsızlaştırmak için neler yapacağını biliriz. Gözü açık adamız”

“Gökçek sayın demiyorum. Bununla bir yerlere yaranmak istiyor. Oğlunun milletvekilliğini garantilemek istiyor. Daha fazlasını bana söyletmesin”

“Benim aileme girmek haysiyetsizliğini göstermesin. Bunlar bel altıdır. Özel hayata saygının da olması gerekir. Ahmet Hakan denen kişi benimle, ailemle ilgili olarak bir yazı yazmış onu kendisine delil olarak kabul ediyor. Ben Ahmet Hakan beyi, sayın Gökçek’ten çok daha önce tanırım. Kanal 7’den beri kader arkadaşlığımız var. Son geldiği noktayı çok eleştirmiş bir insanım. Çok eleştirmiş bir insanım ama Sayın Hakan, Gökçek’ten çok daha namuslu, haysiyetlidir. O gazetecilik yapıyor. Bunun yaptığı ise tetikçiliktir”

“Benim cemaate karşı sevgimi ve saygımı 78 milyon bilir. Ama şunu da iyi bilir ki, eğer bu paralel yapı 17 ve 25 Aralık sahtekarlığı ortaya çıktığı gündem itibaren ben hükümetimin yanındayım. Eşimle ve ailemle paralel yapı ile biz mücadele ediyoruz.”

“Ben sayın cumhurbaşkanımızın yanındayız. Ben buyum. Her şeyimle karşınızdayım. Amerika’ya giden benim ben bunları gizlemedim ki. AMA GÖKÇEK BUNLARDAN DAHA FAZLASINI YAPMIŞTIR. BELEDİYE BAŞKANLIĞI ADAYLIĞINDA ve SEÇİMLERDE OY İSTERKEN, BU YAPININ KUCAĞINDA OTURMUŞ, BU YAPIYA ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATMIŞTIR. YURT YERLERİ VERMİŞTİR. ZENGİN İŞADAMLARINA OKULLAR YAPTIRMIŞTIR. İMAR PLANLARINDA DEĞİŞİKLİKLER YAPTIRMIŞTIR. … 30 MART SEÇİMLERİNE KADAR PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TEK BİR KÖTÜ SÖZ ÇIKMAMIŞTIR. Çok zor seçimleri kazandıktan sonra birilerine yaranmak için mücadele ediyor görünmektedir. Kanunen vermiş olduğu yerlerin hepsini iptal etmek kaygısındadır ve mahkemelerle boğuşmaktadır.”

Biz o zaman devletin imkanlarını bu yapı için onların kucağına bırakmadık. Gökçek’in adaylığına o zaman itiraz ettim. Artık yeter dedim. Yeni bir başkana ihtiyacımız vardır dedim. O günden kalan bir hıncını bir şekilde çıkarmaya çalışıyor “

8 Haziran’a kadar müsaade sonra sorarım Hesabını. Birileri de kuklacılık yapıp bunu kullanırsa benim kulaklarım iyi duyar teşhir ederim. Bana böylesine hayasızca hakaret eden bir şahsa herhalde söylemem gerekirdi” demiştir. (http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/234825/Arinc_tan_sert_gonderme__Biz_kimin_nerede_havlayacagini_cok_iyi_biliriz.html)

B- Hukuki Niteleme                     :

1- İbrahim Melih GÖKÇEK açısından;

Yukarda belirttiğimiz açıklama dikkatli şekilde incelendiğinde Ankara Büyük şehir Belediye Başkanı olan İbrahim Melih Gökçek’in bir kısım kişilere haksız şekilde maddi çıkar sağladığı, kamu mallarını yasa dışı şekilde aktardığı anlaşılmaktadır. Bunlar yalnızca bu açıklama içeriğinden çıkarılan vakıalar değildir. Bu konuda daha önce de basın organlarında haberler yapılmış ancak her nedense bu şaibeli durumlar savcılıklarımızca incelenmemiştir. B. Arınç’ın yaptığı açıklamayla bu haberlerin ve yayınlanan belgelerin doğrulu ortaya çıkmaktadır.

Örneğin, 30.04.2014 tarihinde “Melih Gökçek’ten Cemaat’e büyük kıyak” başlığıyla Oda Tv adlı internet haber sitesinde bahse konu yolsuzluklardan biri belgeleriyle açıklanmıştı. Bu habere göre;

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Belediye Meclisi’ne aldırdığı kararla, 20 bin 690 metrekarelik belediye arazisinin 10 bin metrekaresini Gülen cemaati okul veya dershane açması için ”Özel Eğitim ve Öğretim Tesisi Alanı”na çevirmiş, ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edilmesi sağlamıştır.

Melih Gökçek, dershane açılması için Ankara’nın en değerli bölgesinde 10 bin metrekarelik Fetullah Gülen Cemaatine ait arazinin rantını yükselterek imar planı değişikliği yaptırmıştır.

Bu Araziye ilişkin imar süreci, söz konusu 20 bin 690 metrekare büyüklüğündeki parselin Etimesgut Belediye Meclisi’nin 30 Haziran 1998 tarihinde aldığı karar sonucu, herhangi bir önem teşkil etmeyen “Belediye Hizmet Alanı” şeklinde belirlenmesiyle başlamıştır. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi aynı parselin niteliğini 11 Şubat 2013’te “Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı” olarak değiştirmiş ancak, Cemaat mensubu olduğu öğrenilen parsel sahibinin 4 Eylül 2013’te yaptığı başvuru üzerine aynı arazinin, 10 bin metrekaresinin niteliği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan kararla, ”Özel Eğitim ve Öğretim Tesisi Alanı”na çevrilmiştir. Bu kararın ardından “inşaat alanı-kat büyüklüğünü” dolayısıyla rantı ifade eden emsal oranı yüzde 100 artarak, 0.60’dan 1.20’ye çıkmıştır.

Parsel sahibinin özel dershane veya okul için imar planında gerekli gördüğü bütün değişikliklerin yanında “Bu alanlarda özel okul öncesi eğitim, kreş, ilköğretim ortaöğretim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan eğitim yapan kuruluşlar, dershaneler, motorlu taşıt sürücü kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri vb. özel eğitim ve öğretim kurumları yer alabilir” plan notu da imar değişikliğinde kabul edilmiştir. (kaynak: http://www.odatv.com/n.php?n=melih-gokcekten-cemaate-buyuk-kiyak-3004141200) (EK-1-2)

B. Arınç’ın M. Gökçek için sarf ettiği “..seçimlerde oy isterken, bu yapının kucağında oturmuş, bu yapıya ankara’yı parsel parsel satmıştır.” sözü kanaatimizce türk ceza kanunun 247. maddesinde belirtilen zimmet suçunun varlığını göstermektedir. Zira yasa maddesi “kendisinin veya başkasının zilyetliğine geçiren” demektedir. Bunun yanında Melih Gökçek, yaptığı kamusal görevi kendi siyasi veya ekonomik çıkarı için kullanarak TCK 257. Maddede belirtilen “Görevi Kötüye Kullanma” suçunu da işlemiştir.

2- Bülent ARINÇ açısından;

Göründüğü üzere B. Arınç, diğer şüpheli Melih Gökçek’in hangi yasa dışı işlere karıştığını iyi bilmektedir. Ancak kendi partisi olan AKP’ye üye bir Belediye Başkanı olduğu için siyasi saik güderek işlenen suçları gizlemektedir. Bunu da gazetecilere “8 Haziranı bekleyin” ifadesinden anlamaktayız. Çünkü 7 Haziran 2015 tarihinde Türkiye’de Genel Seçimler yapılacaktır. Kısacası B. Arınç, suç işleyen kişi kendi partilisi olduğu için bildiği yolsuzlukları açık etmemektedir. Bu durumda TCK Madde 281’de belirtildiği şekliyle,  gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delilleri gizlenmektedir.

Devlet Bakanı olan bu şüphelinin ilk yapması gereken şey, suçun varlığını öğrendiği anda yargı organlarına bilgi ve belge vermek olmalıdır. Oysa şüpheli kendi siyasi emeli için bu gerçekleri yargıdan ve kamuoyundan gizlemektedir.

Sonuç ve İstem     :Açıkladığımız ve soruşturma sonucu ulaşılacak deliller ışığında, olayla ilgili gerekli soruşturmanın yürütülerek, şüpheliler hakkında gerekli kamu davasının açılmasını vekaleten saygıyla dileriz. 24.03.2015

Suç Duyurusunda Bulunan

HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ VEKİLLERİ

 Av. Metin BAYYAR                      Av. Sait KIRAN

 Av. Azime Ayça ALPEL                  Av. Doğan ERKAN