HKP Genel Başkanı Nurullah Efe: Amerikan Uşağı yerli hain işbirlikçiler ve efendileri erken bayram etmesinler… Biz Gerçek Devrimci ve Vatanseverler olduğu sürece Kuvayimilliye geleneği-değerleri ve vatan korunacaktır…

30.07.2025
157
A+
A-

Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Aytunç Ürkmez, Genel Başkanımız Nurullah Efe’ye yazılı olarak dört soru yöneltmiş ve Genel Başkanımız da cevaplarını 26 Temmuz 2025 günü yazılı olarak iletmiştir.

Cumhuriyet Gazetesi bu cevapların çok az bir kısmını, 28 Temmuz 2025 tarihinde internet sayfasında; “Sol partiler, siyasetteki ‘açılım ve teklifleri’ gazetemize değerlendirdi: Emperyalist proje”, başlığı altında; 30 Temmuz 2025 tarihli basılı nüshasında ise; ‘BOP’u uyguluyorlar’ ana başlığıyla yayımlamıştır. Nurullah Efe’nin dolayısıyla da Halkın Kurtuluş Partisi’nin yöneltilen sorularla ilgili görüşlerinin net olarak anlaşılabilmesi için soruları ve cevapları tam metin olarak sunuyoruz.

Cumhuriyet Gazetesi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PKK terör örgütünün 11 Temmuz’da silah bırakmasının ardından yaptığı açıklamadaki “Biz artık yola AKP-MHP-DEM Parti olarak devam etme kararı aldık” sözlerini nasıl yorumluyorsunuz?

Nurullah Efe: Bu Tayyip ve diğer AKP yöneticilerini ABD Emperyalist Haydudu devşirdi 1990’lı yıllarda. O zamanın Tom Barrack’ı Morton Abramowitz’di, o hain devşirdi Tayyip’i ve avanesini, tabiî İngilizler ve Siyonist İsrail ile birlikte.

Bunlara üç görev verdiler:

1-BOP’ta size verdiğimiz görevleri harfiyen uygulayacaksınız.

2-İsrail’in düşmanlarının ortadan kaldırılmasında size verdiğimiz görevleri sadakatle yapacaksınız.

3- İslam’ın içinin boşaltılıp bir CIA Pentagon İslam’ı yani Muaviye-Yezid İslamı’na dönüştürülmesinde size dediklerimizi yapacaksınız.

Bunun karşılığında da biz sizi iktidar yapacağız ve orada önünüze çıkan engelleri ortadan kaldıracağız. Bunları anlatan, bu ihanet sözleşmesine canlı tanıklık etmiş olan Merkez Parti Kurucu Başkanı Prof. Abdurrahim Karslı’dır. Bu olaya Tayyip’in yancısı Abdurrahim Dilipak ve Ali Bulaç da tanıklık etmiş ve makalelerinde sözleşmenin aynen bu şekilde olduğunu açıkça beyan etmişlerdir.

Yani adam-AKP, BOP görevlisidir. 23 yıldan bu yana da bu görevi Irak’da, Libya’da, Suriye’de sadakatle yerine getirmiştir. Şimdi sıra İran ve Türkiye’ye gelmiştir.

İşte Kaçak ve de Haram Saray’ın kaset tutsağı, Arkadan Bohçalı’sının açılışını yaptığı bu BOP yani ihanet süreci, Türkiye’de de BOP’un uygulamaya konulduğunun somut bir göstergesidir.

Şu kahredici gerçeği asla göz ardı etmeyelim: Tayyip ve AKP’si kesinkes Türkiye’ye çalışmamaktadır. Tam tersine onlar, Kuvayimilliyeye, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına ve Türk Milletine düşmandırlar. Amerika’ya çalışmaktadırlar.

PKK-DEM-PYD-YPG de (ki aslında hepsi PKK demektir) siyasi kimliğini Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığı üzerine inşa etmiştir, Yunanistan ve Ermenistan’ın siyasi kimliklerini bu düşmanlık üzerine inşa edişleri gibi…

Bu sebeple tabiî ki onlar da BOP’un Ortadoğu’daki en önde gelen savunucularından ve uygulayıcılarından biridir. Kuzeydoğu Suriye’de, Kandil’de, Irak’ta zaten hep CENTCOM Generalleriyle, Amerikan özel kuvvetleriyle iç  içedirler.

Kaçak Saray’ın Arkadan Bohçalısı’nın MHP’si ise Süper NATO’nun, Gladio’nun, Kontrgerilla’nın siyasi parti formundaki paramiliter bir cinayet, katliam örgütüdür. 1967’den bu yana bu örgüt ve onun Ülkü Ocakları 3 bini biz devrimcilerden, 2 bini de kandırıp tuzaklarına düşürdükleri ve ülkücü olarak adlandırdıkları gençlerden oluşmak üzere toplam 5 bin Türk gencinin canına kıymıştır. Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, Kayseri, Bahçelievler, Balgat, 16 Mart Beyazıt Katliamları gibi toplu katliamlarda bulunmuştur bu hain, kanlı örgüt. Pek çok namuslu yurtsever, Mustafa Kemalci bilim insanımızı, gazetecimizi, sendikacımızı da (Kemal Türkler gibi) katletmiştir.

Yani özetçe MHP de Türkiye’ye çalışmamakta, ABD’ye çalışmakta ve onun ajan örgütleri tarafından yönlendirilmektedir.

Şimdi bu üç Kuvayimilliye, Gazi Mustafa Kemal, Türk ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanı Amerikan Kuklası ve hizmetkârı parti ABD’nin emri üzerine onun BOP’unu uygulamaya girişmişlerdir. Erdoğan’ın açıklamasının anlamı kesince budur.

Cumhuriyet Gazetesi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türk-Kürt-Arap” açıklamasını yürütülen İkinci Çözüm Süreci kapsamında ele aldığımız da nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nurullah Efe: Bunu Tayyip’in has adamlarından Metin Külünk itiraf etti geçenlerde:

“Türkiye Birleşik Devletleri’nin kurulma zamanı geldi.”

ABD’nin hain ve alçak Ortadoğu Şefi ki bu namussuz Emperyalist Haydut, ABD Ankara Büyükelçisi sıfatını da taşıyor, dedi ki; “Osmanlı milet (kastettiği ümmet’dir – N. Efe) sistemi Türkiye için en iyisidir.”

15 milyon Suriyeli, Afganistanlı, Iraklı, Pakistanlı, Afrikalı ezici çoğunluğu Ortaçağcı, şeriat özlemcisi olan işgalci, 2011 yılından itibaren bir ABD projesi olarak Türkiye’ye dolduruldu. Güneydoğu illerimiz başta gelmek üzere ülkemizin bütün şehirlerine yerleştirildi. İşte kendilerinin sığınmacı adını verdikleri bu işgalciler, Tayyip’in yukarıda sözünü ettiğimiz hainane planının hayata geçirilmesi için Türkiye’ye getirildi hem de davet edilerek.

Yani özetçe Türkiye; Türk-Kürt-Arap Fedarasyonu kapsamında parçalanacak, Anayasanın ne ilk dört maddesi kalacak ne de Kurtuluş Savaşı’mızın Zaferinin koruyucusu olan değerleri kalacak. Ülkemiz aynen Yugoslavya, Irak, Libya, Suriye gibi parçalanacak. Tayyip BOP Eşbaşkanı olarak görev başında. O görevi yaptığı sürece Sarayında oturmasına izin veriyor ABD.

Cumhuriyet Gazetesi: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “İki Cumhurbaşkanı Yardımcısı olsun; biri Kürt, biri Alevi olsun” çıkışı hakkında düşünceniz neler? Bu konuyu “Lübnanlaşma” olarak görüyor musunuz?

Nurullah Efe: Muhakkak ki görüyoruz. Lübnanlaştırmak, Iraklaştırmak istiyorlar ülkemizi de. Etnik temelde bölmekte yetinmiyorlar bir de mezhepsel temelde bölmeye kalkışıyorlar ülkemizi bu hain kere hainler, bu Amerikan Kuklaları.

Bohçalı haininin bu önerisi açıkça, Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek ilk dört maddesi arasında yer alan ikinci maddeyi ortadan kaldırmayı, dolayısıyla da Laikliği tümden yok etmeyi amaçlamaktadır. Zaten bu hainin Anayasayı ayaklar altına alan bu teklifi hakkında da hukukçu Yoldaşlarımız suç duyurusunda bulunmuşlardır.

Bunların alayı kanunsuzdur. Anayasa, hukuk, kanun tanımamaya alışmışlardır. Dolayısıyla da bunların tümü, Tayyipgiller de dâhil olmak üzere Anayasa dışına düşmüş, hiçbir meşruiyeti olmayan, binbir suça batmış mücrimlerdir ve hesap vereceklerdir gelecekte muhakkak.

Cumhuriyet Gazetesi: İkinci Çözüm Süreci kapsamında Meclis’te kurulması gündemde olan “Çözüm Komisyonu”nu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce böyle bir komisyon kurulmalı mı? Bu komisyondan nasıl bir sonuç çıkar?

Nurullah Efe: Tayyip’in satın alıp yörüngesine çektiği Kurtulmuş Numan’ı kullanarak Meclisteki bütün partileri ve onların vekillerini de bu ihanet sürecine; ABD, onun ajan örgütleri ve Öcalan’ın yol haritasını belirlediği BOP sürecine katılmasını dolayısıyla da kendileriyle suç ortaklığına girmesini amaçlamaktadırlar.

İşte o komisyonda atılacak ilk adımın neleri içereceğini Öcalan’ın ayakçılarından ya da postacılarından diyelim Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Erol’dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti açıkladı. Öcalan’ın, ilk yapılması gerekenler olarak buyurduğu sözlerini 10 madde olarak “Basına ve Kamuoyuna” başlıklı bir açıklama metniyle ortaya koydular.

ABD ve PKK, AKP, DEM bu ihanet sürecinden geri dönülmemesi için Meclisi de bu aşağılık, hainane, vatan ve millet düşmanı suçun içine çekmeye çalışıyorlar. İhanetlerine Meclisten çıkmış yasa kılıfı giydirerek onu meşru göstermeye çabalıyorlar. Her şey iblisçe düşünülmüş…

Başta ana muhalefeti oluşturan CHP olmak üzere zerre miktarda da olsa Türkiye Cumhuriyeti’ne ve vatanına ve halkına ilgi duyan diğer kişi ya da örgütlerin bu ihanete, bu ağır, namussuzca oynanan oyuna ortak olmaması, bulaşmaması gerekir. Oraya giren herkes oradan vatan satıcı, hain olarak çıkacaktır kesinkes. Tarih aynen böyle kaydedecektir.

Özetçe Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana; en ağulu düşmanların, Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabe’de sözünü ettiği en satılmış hainlerin saldırısıyla karşı karşıyadır ve de en ağır tehdit altındadır.

Biz Gerçek Devrimciler, Gerçek Kuvayimilliyeciler, Gerçek Vatanseverler olarak bu hainane girişimin başarıya ulaşamaması için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz. Bu hainler erken bayram etmesinler, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları diğer Ortadoğu ülkelerininki gibi Batılı Emperyalistler tarafından Sykes-Picot’a çizilmemiştir. Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı kadar süren bir Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın Zaferiyle belirlenmiştir. Yani savaşla, kanla belirlenmiştir, 3 milyon şehidimizin kanıyla. Vatanımızın her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmıştır.

Amerikan Uşağı yerli hain işbirlikçiler ve efendileri erken bayram etmesinler…

Biz Gerçek Devrimci ve Vatanseverler olduğu sürece Kuvayimilliye geleneği-değerleri ve vatan korunacaktır…

28 Temmuz 2025

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi