Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut: Bir Abdüllatif Şener mi böyle ya?

Saygıdeğer Halkımız;

Birkaç gündür medya, Abdüllatif Şener’in iki dönemdir milletvekili olduğu CHP’den bu kez aday gösterilmeyince nasıl koptuğunu ve CHP’yi nasıl sattığını tartışıyor. Bu vatandaş, geçmişte katıldığı bir televizyon programında, aynen şunu dedi, internette de şu an var olan bir videosunda:

“Tayyip Erdoğan ve yakın aile çevresi 300 milyar dolarlık kamu malını zimmetine geçirmiştir.”

Yani halkımızın 300 milyar dolarını çalmıştır, dedi. Biz Tayyip’i yargılarken hakkımızda açtırdığı davalarda onun mahkemelerinde, bunu da tanık olarak getirelim, dedik. Önce olur, dedi. Sonradan kem küm etti, gelemem, dedi. Tamam, o zaman sen yazılı olarak hazırla, imzala, biz mahkemeye sunalım, dedik. Olur, onu yaparım, dedi. İnternette videon var zaten. Biz onu tape edelim sen imzalarsın, götürüp Tayyip’in mahkemesine sunalım, dedik. Tamam, dedi. Arkadaşlar bunu yapıp götürünce de, ya işte Tayyip şu sıra herkese dava açtırıyor, bana hakaret ettiler diye yargılatıyor, beni buna dâhil etmeseniz, filan dedi. Yani korktu. Biz de, tamam, dedik. Zaten internette videon var biz onun tapesini götürür mahkemeye sunarız. Öyleyse öyle, ne yapalım, dedik.

Yani böyle bir adam bu. Bir de yalnız Abdüllatif Şener’e mahsus bir durum değil bu döneklikler, bu fırıldaklıklar, bu ihanetler, bu takla atmalar, sağdan sola savrulmalar. Biz bunların alayı hakkında aynı şeyleri söyledik.

Bu Siyasal İslamcıların içinde, bu Tayyipgiller’in içinde bir tek kişi var mı tutarlı olan yahu? Sözünün eri olan bir tek kişi var mı? Geçmişte söylediğini bir süre sonra yalayıp yutmayan ve onun tam tersini savunmayan var mı?

Alın Tayyip’i, alın Numan Kurtulmuş’u, alın Süleyman Soylu’yu, alın Milyar Ali Yıldırım’ı; alın aklınıza gelen hepsini yahu… Bunların tamamı durup dinlenmeden ağız değiştirirler, görüş değiştirirler; günlük çıkarları neyi gerektiriyorsa ona uygun bir tavır takınırlar, bir tutuma girerler. Bunlarda tutarlılık, dürüstlük, mertlik, içtenlik aramayacaksınız, arkadaşlar.

Bakın, bunlar hakkında biz 2015 Seçimleriyle ilgili TRT’de yaptığımız propaganda konuşmalarında da söylemiştik. Bunların içyüzünü büyük İslam düşünürü Abdullah bin Mübarek, 1200 yıl önce aynen şu şekilde ortaya koyuyor:

“İnsanların en alçağı, din kisvesi altında dünya menfaati sağlayandır”, diyor.

Yani bunların hakkında yapılmış en güzel tanım bizce budur.

Abdullah bin Mübarek’in altın değerindeki bu sözünü büyük pankartlara yazıp tüm parti binalarımıza astırınca, Tayyip anında polislerini gönderdi şubelerimize. Arkadaşlarımızı gözaltına alarak pankartları da alıp gittiler. Davalar açtırdı bize, kendisine hakaret ettiğimiz savıyla.

E, şimdi medya sanki yeni bir şey olmuş, yeni bir şey bulmuş gibi Şener’i tartışıyor. Yahu bunların hepsi aynı, bunların alayı aynı yahu! Bunlar için din, siyasi rantı en yüksek olan ticari meta yahu. Bunlar durup dinlenmeden din alıp satıyorlar. Din bunlar için bir geçim aracı, vurgun, sömürü aracı; başka hiçbir anlama gelmez din bunlar için. Din tüccarı bunlar…

Bunlarda ahlâk da aramayacaksın, tutarlılık da aramayacaksın, dürüstlük de aramayacaksın, güvenilirlik de aramayacaksın, sadakat de aramayacaksın. Bunların çıkarı neyi gerektiriyorsa bunlar odur. Her gün yeni bir kalıba girer bunlar.

Biz bunları söyleyince işte, sadece Tayyipgiller’in Havuz Medyası, yandaş medyası değil, muhalif geçinen Amerikancı, devşirilmiş medya da bizi düşman, hasım görüyor.

Hiç tanık oldunuz mu; bunların ekranlarında, sayfalarında bizim resmimiz, bizim suretimiz görünür mü?

Görünmez.

Hep söyleyegeldiğimiz gibi, bunların alayı çevrimiçi oynuyor. Amerikancılık ortak paydasında bunların tamamı bir araya gelir, birleşir. Muhalefeti, iktidarı, yandaş medyası, muhalif medyası, akademisyenleri hepsi birleşir. Siz bakmayın bunların muhalif oynadıklarına, muhalif siyasetçi görünenlerine, muhalif medyacı görünenlerine; hepsi devşirilmiş bunların.

Ne yazık ki içler acısı halimiz bu!..

Çünkü Amerika Türkiye’yi yarısömürgeleştirmiş; 1950’den beri yarısömürgesiyiz Amerika’nın. Siyaseti de, Orduyu da, Eğitimi de, Emniyeti de, Medyayı da, Sinemayı da, Kültürü de ele geçirmiş durumda; hepsini o namussuz emperyalist çakal yönetiyor. En sağından en soluna bizim dışımızda solcu geçinenlerin de, sağcı geçinenlerin de, hepsini o yönetiyor.

Ne diyoruz?

Farklı olan yalnız biziz!.. Güvenilir olan sadece biziz, tutarlı olan sadece biziz!..

Bizim hareketimiz dürüstlükler, mertlikler, yiğitlikler hareketidir.

Eninde sonunda halkımız bunu anlayacak.

Kalın sağlıcakla.

16 Haziran 2023

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz