Diplomasızların kallavisi Kaçak ve de Haram Saray’da oturuyor…

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Son birkaç günün medyasının başhaberi nedir?
Binlerce insanın sahte diploma almış olması. Bunlar arasında 400 civarında kişinin de doçent, profesör olması ve bunların bir bölümünün üniversitelere akademisyen olarak atanıp görev yapıyor olması.
Hararetle bu tartışılıyor. Bizce bunun bir önemi yok.
Bu insanlar sahte diploma alsa ne olur, gerçek diploma alsa ne olur?
Tayyip’in şu anki Millî Eğitim Bakanı kim?
Yusuf Tekin.
Bu adam sarıklı, cübbeli adamları okullara gönderiyor ders verdiriyor. Tarikatlarla, cemaatlerle, TÜGVA’larla, TÜRGEV’lerle anlaşma yapıp; “beraber okullarda programlar yapalım, dersler verelim”, diyor.
Bu adamın ilkokul bitirmiş bir insandan daha bilgili, daha çağdaş, daha aydın olduğunu kim iddia edebilir?
Bunların alayı böyle. Al Tayyip’i…
Bizim dönemimizdeki gibi gerçekten ciddi bir ilkokulda öğrenim görmüş, eğitim görmüş olsa ve ilkokul bitirme sınavlarına katılmış olsa inanın bu Tayyip ilkokul diploması alamaz. Adam; “Selçuklu’nun başşehri Ankara’ydı”, diyor. Bu kadar cahil bir adam.
Bu Tayyip’in Millî Eğitim Bakanlarından en kallavi geçineni kimdi?
Eskişehirli Nabi Avcı değil mi?
Güya bibliyofiliymiş (kitapsevermiş) de bu adam.
Ama ne dedi atamasını yapmadıkları öğretmenlerin intiharları üzerine?
“Bu öğretmenler gösteriş için intihar ediyorlar”, dedi.
Şundaki mantığa, vicdana, merhamete, insanlığa bakın yahu…
Ben o zaman, inanın bunlarla aynı türden bir canlı olduğum için utandım. Gencecik bir insanın hayatının baharında ölüme gönderilmesine sebep oluyorsun, hakkını vermiyorsun, atamasını yapmıyorsun, sınıfına, öğrencilerine kavuşturmuyorsun sonra da “gösteriş için intihar” etmiş oluyor bunlar.
Yahu ölüyor bu adam, ölüyor… Hayattan kopup gidiyor… Sen buna gösteriş diyorsun.
Ama bunlardaki insanlık artık çukur. Dibe vurmuş değil de dip bile değil. Alayında böyle.
Bunların en tepesindeki Tayyip diplomasız. Bunu belki yüz defa tekrarladık ve yığınla suç duyurusunda bulunduk bu konuda ve kitap yazdık. İşte defalarca gösterdim size büyük boy ders kitabı ebadında kaç sayfalıkmış? 347 sayfalık. Ve ne demişiz?
“Diploması Yok,
Bu sebeple attığı Bütün imzalar,
Kurduğu bütün hükümetler
YOK HÜKMÜNDEDİR!”, demişiz.
Ortaya çıkardığı iki diploma var ikisi de sahte. Geçen günlerde de sordum ya, bakın bu diplomalardan birinin üzerinde merhum akademisyen, Profesör Orhan Oğuz’un imzası var rektör olarak.
Diplomanın tarihi ne, bu sahte diplomanın?
1981.
Orhan Oğuz 1982’de Marmara Üniversitesine rektör olarak atandı.
1982’de rektör olarak atanan bir insan, 1981’de verilmiş olan bir diplomayı nasıl imzalar?
Daha onlarca kez sahteliğine dair kanıt koyduk.
Ergun Poyraz da bu işi ele aldı, biliyorsunuz. “Diplomasız” diye kitabı var Ergun Poyraz’ın da. Ve o kitabından dolayı yıllarca hatırladığım kadarıyla 5-6 yıl hapiste yatırdı Ergun Poyraz’ı, Tayyip.
Şimdi, en tepedeki insan diplomasız olunca daha alttakilerin diplomasının sahte olması, gerçek olması ne önem taşır?
Ve hep söyleyegeldiğimiz gibi; Tayyip Birinci Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın üzerine inşa edilen kısmen de olsa Laik Cumhuriyet’imizi günbegün yıkıyor onun yerine Amerikan yapımı, Amerikan hizmetkârı, Ortaçağcı Faşist bir Din Devleti inşa ediyor.
Nihai amacı ne?
1923’de kurulan Cumhuriyetimizin izini tozunu silmek. Bütünüyle Afganistan benzeri, Taliban Afganistan’ı benzeri bir din devleti inşa etmek. Amacı bu.
Şimdi, Tayyip’in diplomasızlığının bir kanıtı da nedir? Açık itirafı da nedir?
Metin Külünk var onun has avanelerinden değil mi?
Bir dönem de milletvekilliği yaptı Tayyipgiller’in AKP’sinden bu Metin Külünk. 2018’de şu Tweeti atıyor:
“Siyaset diplomayla yapılmaz. Diploma ancak yüreğe dokunan mücadele adamı için bir parçadır.”
Tayyip, yüreğe dokunan siyaset adamı oluyor. Yahu Tayyip, Ali Yeşildağ’ın çok yerinde tespitiyle; dünyanın en büyük kamu malı hırsızlığı şebekesinin şefi. Amerikan yapımı, mafyatik, çıkar amaçlı bir suç örgütünün şefi Tayyip.
O kriminal işlerini, kimliğini gizlemek için ne yapıyor?
Durup dinlenmeden yalan söylüyor, din alıp satıyor. İnsanları Allah’la aldatıyor. Dindarlığı bu Tayyip’in. O da bir yalan, o da bir hile.
Şöyle devam ediyor Metin Külünk adlı Hafız:
“Diploma ancak yüreğe dokunan mücadele adamı için bir parçadır. Diploma yoksa temsil makamında olamazsın diyen varsa, peygamberler tarihini okusun. Büyük mücadeleleri adı duyulmayan ama yüreği ve samimiyeti olan diplomasız yiğitler taşır.”
Bunlardaki mantık, kavrayış, akıl yürütmenin seviyesi de bu işte…
“Peygamberin de diploması yokmuş” öyle mi Hafız?
O zaman Mekke İktisadi Ticari İlimler Akademisi vardı, Hz. Muhammed oraya gitmedi bu sebeple de diploma almadı, öyle mi?
Şunların akıl seviyesine bakın, mantık düzeyine bakın. Şunların sözlerinin taşıdığı gerçeklik değerinin sıfırın altında oluşuna bakın. İşte Tayyip’in kankisi bu adam. Ve alayı böyle bunların…
Bunlar olan akıllarını hileye, düzene, hırsızlığa, çalıp çırpmaya, yağmaya kullanırlar. Zihinleri bir ömür hep onunla uğraşmıştır, onunla idmanlıdır. Bu sebeple de kamu malı hırsızlığının en İblisçe yollarını, yöntemlerini bilir, bulur bunlar; onları kullanırlar.
Medyada kimse bu işin üstüne gitmiyor. Herkes; “sahte diploma almış”, “sahte profesör var”, “doçent var sahte diplomalı”
Yahu onlar ne yapmışlar ne zarar verebilirler?
Birkaç üniversitemizin dışındaki üniversitelerde bilim mi kaldı?
Ama Tayyip, Amerika tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tepesine çöktürüldüğü için Laik Cumhuriyet’i yıktı. 300 milyar doları aşkın kamu malını, sadece kendisi ve yakın aile çevresi zimmetine geçirdi. Trilyonlarca dolarlık kamu malını avanesiyle birlikte iç etti bunlar. O yüzden halkımızı kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç etti bunlar.
Şu sıradan halk kadınının şu feryadını, sokak röportajındaki şu feryadını bir izleyin:
***
Sokak Röportajı veren kadın: Yani bittik, bir şey alamıyoruz yani.
Zalim midir?
Zalim ise desin ki; ben zalimim, ben eziyet yapacağım. Bilek.
Ya bizim hakkımızı yemekle ne kazanacak?
Bitirdi bizi ya, herkesi bitirdi.
Hiç bu, görüyor mu milletin çektiği zulmü?
Yok!
Kimse meyve alıp yiyemiyor, çocuğuna yediremiyor. Ev kirasına yüzde 65 yapıyor yüzde 15 emekli maaşına.
Buna, böyle bir sistem olur mu?
Ya defolsun başımızdan!
İmamoğlu’na nedir bu zulüm?
Bu içeri alıyor bu gazetecileri, bu insanların zulmü nedir?
Yani bunlar ne yaptılar?
Çıkarın ortaya bizde diyelim ki; aha tamam bu adam yolsuzluk yaptı, çaldı. Bizler de yani insanlar da görsün. Dosyalar, dosyalar, dosyalar… Kılıçdaroğlu’nu şey yapmak, ortaya atmak…
Bunları tek adam yapıyor, tek adam!
Yargı elinde, her şey elinde bütün insanlar duysun! Yargıyı bağlamış kendine, her şeyi kendine bağlamış.
Ya böyle dünya olur mu ya?
***
Ne diyor?
Bizi mahvettin, diyor. Pazardan kimse meyve alamıyor, diyor. Meyve yiyemiyoruz, diyor. Git artık, öldürdün, bitirdin bizi, diyor.
Ama öylesine bir terör estirdiği için medyada dilli düdük gibi sabahtan akşama ötenler, gazete köşelerinde kendilerince kallavi yorumlar kesenler Tayyip’e hâlâ ne diyorlar?
“Sayın Cumhurbaşkanı”, diyorlar.
Anayasa 101’inci Madde açık; Yüksekokul diploması taşımayan bir kişi cumhurbaşkanlığına aday bile olamaz.
O yüzden geçersiz, cumhurbaşkanlığı geçersiz. O konuda da nitelikli dolandırıcılık yapmış, resmi evrakta sahtecilik yapmış bir mücrim bu yahu.
Buna “Cumhurbaşkanı” demek; bir suçluyu övmek dolayısıyla da suç işlemek demektir.
Ama korkularından alayı bu suçu işliyorlar. Anamuhalefetin şu anki başında bulunan kişi Sorosçu Kemal’in çömezi Özgür Özel, bunun karşısında ceket ilikliyor ayağa kalkıp “normalleşelim”, “yumuşayalım” diye bununla anlaşmalar yapıyor.
Desene;
“Sen bir mücrimsin! Senin diploman yok. Cumhurbaşkanlığın yok hükmünde senin. İşlediğin binbir suça ilaveten bu suçundan dolayı da yargı önüne çıkaracağız seni”, desene.
Diyemezler. Çünkü alayı çevrimiçi oynar, üretilmiş muhalefettir onlar. Medyadakiler de diyemez. Onlar da Alaycı Kuşlar Medyasıdır çünkü.
Böylesine işte aşağılık bir ihanet oyunu oynanıp gidiyor, neylersiniz…
Kalın sağlıcakla…
04 Ağustos 2025