Denizler’in mücadelesini yalnız biz sürdürüyoruz

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Bundan 53 yıl önce, 6 Mayıs 1972’de, Denizler’i yani; Deniz’i, Yusuf’u ve Hüseyin’i 12 Mart Faşist Diktatörlüğünün cellatları idam ettiler.
Deniz’le ve Cihan Alptekin’le devamlı birlikteydik. Hemen her gün görüşürdük. İstanbul Üniversitesi öğrencileriydik hepimiz, öğlen yemeklerini merkez binanın yani Hukuk Fakültesinin hemen yanı başındaki Turan Emeksiz Lokantası’nda yerdik. Beraber kuyruğa girerdik, yemeklerimizi yerdik, yemek sonrası merkez binanın bahçesinde bulunan içi kum dolu havuzun kenarına oturur sohbetler eder, günlük konuları tartışırdık. Ve devrimci eylemlerde yan yana kavga eder, sloganlar atardık hep bir ağızdan. Mahir, Ankara Siyasal’ın öğrencisi olduğu için ancak birkaç kez görüşebildik Mahir’le. Deniz dost canlısı, nüktedan, şakacı, arkadaşlarıyla sohbet etmeyi, şakalar yapmayı ve hatta onlarla güreş tutmayı severdi.
Kim katletti Denizler’i?
ABD Emperyalist Haydudu ve onun emrindeki 12 Mart Faşist Diktatörlüğünün Sıkıyönetim Mahkemeleri. Baki Tuğ’un Savcı olduğu Ali Elverdi adlı hain alçağın Mahkeme Başkanı olduğu Sıkıyönetim Mahkemeleri, Cuntanın emri altındaki mahkemelerdi.
Oysa Deniz hiç kimseyi silahla yaralamamıştı, hiç kimseye kötülük etmemişti. İçtenlikli, ahlâki değerleri yücelerde, kendini halkına ve ülkesine adamış yiğit, heyecanlı devrimcilerdi.
Ne diyordu Deniz?
“Bizim başdüşmanımız ABD Emperyalizmi ve onun Türkiye’deki hain işbirlikçileridir”, diyordu. “Biz ülkemizin tam bağımsızlığından ve halkımızın mutluluğundan başka bir şey istemedik”, diyordu.
Mahirler de aynı şeyleri talep ediyordu.
Vietnam’da yüz binlerce cana kıymış CIA ajanı, özel operasyonların şefi, uzmanı Robert Komer adlı alçak, Türkiye’ye Amerikan Büyükelçisi olarak atanmıştı. Denizler, onun İstanbul Havaalanına geldiğini öğrenir öğrenmez erkenden gidip, o alçağı daha havaalanına indiği anda protesto etmişlerdi; “Yankee Go Home”, “Hoşt Amerika Puşt Amerika”, diye.
Bunun ardından aynı alçak Ankara’ya geçmiş ve ODTÜ Rektörü Kemal Kurdaş davet etmiş ve rektörlüğe ziyarette bulunmuştu Cadillac’ıyla. İşte o alçağın gelişini de ODTÜ öğrencisi olan, zamanın devrimci gençlerin liderleri; Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil başta olmak üzere, bütün devrimci gençler protesto etmişler ve hainin arabasını ters çevirerek yakmışlardı.
İşte bu denli ABD Emperyalizmine düşmandı, aynen bizim gibi bu Yoldaşlarımız da.
Ve Deniz’in Yoldaşları olan Sinan Cemgil ve arkadaşları, Kürecik Radar Üssü’nü basmak için harekete geçtiklerinde, Gölbaşı’nda, o bölgenin hain bir muhtarı tarafından ihbar edilmişler jandarmaya ve askerlerle jandarma kuşatmaya alarak infaz etmişti, orada üç devrimciyi Sinan Cemgil’le birlikte.
Mahirler’se Ordu Ünye’deki Radar Üssü’nü, NATO’ya ait Radar Üssünü basmışlar, üç İngiliz teknisyeni esir almışlar ve Tokat’ın Niksar İlçesindeki Kızıldere Köyüne gelmişlerdi. İşte orada, muhtarın evinde kuşatmaya alındılar ve 10 arkadaş, hep birlikte yine Kontrgerilla’nın yani ABD emrindeki Süper NATO’nun, Gladyo’nun ve Kontrgerilla’nın gözetiminde ve onların Türkiye’deki yerli hain ajanlarının komutası altında infaz edildiler orada.
Yani bu yoldaşlarımızı katlettiren ABD Emperyalist Haydududur. Ve o hainin emrini, buyruğunu uygulayan da içerideki yerli işbirlikçi hainlerdir.
Biz bu konudaki değerlendirmelerimizi ayrıntılıca yaptık. İşte 2008 yılında, Küba Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal, Venezüela Büyükelçisi Raul Betancourt Seeland ile birlikte, Ankara’da yaptığımız bir konferansta bu konuya ayrıntılıca girmiştik.
Ne demişiz kitabımızın adına, o konferansı kitaplaştırdık ya işte o kitabımızın adına?
“Latin Amerika’dan Türkiye’ye Devrimci Kavga”
Ve yine Partimizin 2013 yılındaki İkinci Kongresi’nde yaptığımız konuşmada, aynı konuya girmişiz ve ayrıntılı bir değerlendirme daha yapmışız.
Burada da o değerlendirmeyi kitaplaştıran yoldaşlarımız hangi adı koymuşlar kitaba?
“Heba Edilen Devrim Yüklü Yıllar”
Demek ki Denizler ve biz, son derece doğru tespit etmişiz düşmanı; ABD Emperyalist Haydudu, Che’nin deyişiyle “insan soyunun başdüşmanı”, onun müttefiki olan Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları ve onların ülkemizdeki yerli işbirlikçi hain ajanları, siyasiler ve Kontrgerilla.
İşte biz, arkadaşlarımızdan aldığımız bu bayrağı ve vasiyeti bugüne kadar firesiz sürdürdük; aynı heyecanla, aynı kararlılıkla, aynı inançla kavgamızı sürdürdük.
Yoksa o inançtan, o teoriden vazgeçmek, bu yoldaşlarımıza ve daha kaybettiğimiz üç bini aşkın devrim şehidimize ihanet olurdu, onların yüzüne bakamazdık. Bu yüzden biz de tıpkı o yoldaşlarımız gibi, yan yana sloganlar atıp kavga verdiğimiz yoldaşlarımız gibi, kavgamızı sürdürmeye devam ettik bugüne kadar ve bugün 80 yaşımızın içindeyiz.
Ve bayrağı bizden sonra genç yoldaşlarımıza devredeceğiz ve bu dava, bu kavga, bu savaş eninde sonunda zafere ulaşacak. ABD Emperyalist Haydudu ve Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları bir kez daha hezimete uğrayacaklar. Biz İkinci Kuvayimilliyecileriz. Deniz’in de aynen yaptığı bu tespit gibi, eninde sonunda Birinci Kuvayimilliyeci Atalarımız gibi biz de zafer kazanacağız.
Ve bugün bizim dışımızda Denizler’in bayrağını, onların teorisini savunan hiç kimse kalmadı.
Bakmayın siz Amerika’nın kucağında, Amerika’yla etle tırnak gibi kaynaşmış PKK’nin, DEM’in, PYD’nin, YPG’nin sahte yalancı Denizler anmasına.
Bakmayın siz Sevrci Soytarı Sahte Sol’un Denizler anmasına. Çünkü onların da alayı PKK’nin, PYD’nin, DEM’in yörüngesinde dönerler. Onların haricinde bir teorileri, bir inançları yok. Dolayısıyla hepsi Amerika’nın buyruğuna ve hizmetine girmiş durumdadırlar.
Ve Yeni CHP’nin yani Sorosçu Kemal’in ve onun çömezi Özgür Özel’in bakmayın Denizler’i anmasına. Bunlar Amerikanseviciliğini, NATO’seviciliğini programlarına, parti programlarına varıncaya kadar geçirmişler. Bunların Denizler’i sahiplenmesi bir sahtekârlıktan öte hiçbir şey değildir.
İşte Denizler’in teorisini, kavgasını, savaşını, bayrağını bire bir biz taşıdığımız ve o savaşı biz temsil edip yürüttüğümüz için muhalefeti oynayan Amerika tarafından üretilmiş medya da bize düşman; televizyonlar, gazeteler… Siyasiler zaten düşman. Çünkü hepsi Amerika’nın yörüngesinde bunların. ABD Emperyalist Hayduduna doğrudan sadece biz meydan okuyoruz, ona karşı sadece biz savaşıyoruz. Ve eninde sonunda bu savaşımız zafere ulaşacak.
Kalın sağlıcakla…
6 Mayıs 2025