Bu cellatlara “insan” diyen de insan olamaz bizce…

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Bugün başka şeyler anlatmak istiyordum sizlere ama sabah şu videoyu gördüm sosyal medyada; yıkıldım, kahroldum. Hiçbir şey düşünemez, okuyamaz hale geldim.

Ve eşimden utandığım için odama gidip sakinleşinceye kadar gözyaşlarımı dindiremedim. Böyle bir namussuzluk, alçaklık, canavarlık nasıl yapılabilir!.. Hiçbir hayvan bu kadar acımasız olamaz. Doğadaki hiçbir yırtıcı hayvan bu kadar aşağılık olamaz.

Belki bazı arkadaşlar bilir, mecbur kaldığım durumda bir kavgaya girdim mi gözüm hiçbir şey görmez. Sadece bir şövalye ya da gladyatör gibi ya da bir boksör gibi karşımdaki hasmı bertaraf etmeyi düşünürüm, ona odaklanırım.

Ama böyle bir namussuzluk gördüğüm zaman kahroluyorum. İnsana karşı, hayvana karşı böyle bir zalimlik gördüğüm zaman günlerce kendime gelemiyorum. Ve canavarların puştluğu, aşağılıklığı, cellatlığı nasıl ortada değil mi? Bir de yüzlercesi seyrediyor bu alçaklığı. “Allahuekber” diye bağırıyorlar hayvani bir sesle. Ama çocukların sakinliği, kaderlerini mertçe, yiğitçe, kabullenişleri nasıl insanın yüreğini büyütüyor, insana dair umutlarını yeşertiyor. Cellatlar ne kadar alçaksa bu çocuklar da o kadar insanlığın doruklarında yaşamışlar o kısacık ömürlerini.

Suçları ne biliyor musunuz?

Sadece Suriye Alevisi yani Nusayri inancına sahip olmaları ve (2013 yılında bu katliam gerçekleşiyor) tabiî doğal olarak BAAS rejimini, Beşşar Esad rejimini destekliyor olmaları. Katliam, Halep’in kuzeybatısında, Alevi insanların yoğunlukta bulunduğu Nubul kentinde gerçekleşiyor.

İşte birkaç gün önce HTŞ de hemen Nubul’un biraz altında, Lazkiye ve Tartus’ta, bini aşkın masum insanı, sivil insanı aynı yöntemle, Suriye İnsani Gözlemevi (SOHR diyor ya İngiliz Emperyalistleri), onun verilerine ve anlatımına göre, aynı şekilde infaz yöntemiyle katletmişler kadınları, çocukları, masum sivilleri. Ve 2013’de o çocukları katledenler de aynı bu HTŞ’nin bileşenlerinden. Yani o zamanki adları IŞİD’di biliyorsunuz. Ve Golani denen Ahmet el-Şara denen alçak da IŞİD lideri Bağdadi’nin yardımcısıydı.

Bunlara insan denmez, bunlar insanlığın insanlıktan çıkmış, canavarlaşmış, seri katillere dönüşmüş türevleri. İnsanlığın yüz karası ve insanlığın düşmanı bunlar.

Ve o katliamda neyi gördük?

ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının ikiyüzlülüğünü. Onların; demokrasi, hukuk, insan hakları, özgürlük söylemlerinin sadece birer kandırmacadan ibaret olduğunu.

Bir ay öncesine kadar terör örgütü kabul ettikleri, başına ABD Emperyalist Haydudunun 10 milyon dolar ödül koyduğu bu HTŞ ve Golani alçağı; şimdi dostları, müttefikleri.

Ve bir de kim alkışladı o katliamı?

Tayyipgiller değil mi?

Tayyipgiller…

Tayyip de zevkle alkış tuttu o katliama. Ruhiyat aynı çünkü.

Ve ben hep boşuna söylemedim; bunlarda insana dair bir şey aramayacaksınız. Vicdan, merhamet, onur, vatan sevgisi, halk sevgisi yani özetçe insana dair hiçbir değer aramayacaksınız. Bunlar aynen IŞİD, HTŞ gibi dördüncü tür yaratıklar. Engerekler ve çıyanlar bile bunlardan daha masum kalır.

Ve bir de ne oldu?

PKK, PYD, DEM ne yaptılar?

Bu HTŞ’yle, bu Golani alçağıyla anlaştılar, değil mi?

PYD’nin askeri şefi Mazlum Kobani ne yaptı?

Gülücükler saçarak el sıkıştı Golani alçağıyla değil mi?

Ama onları kim bir araya getirdi, kim anlaştırdı?

Amerika Emperyalist Haydudu.

Nitekim o anlaşmadan kısa süre önce, bu Mazlum Kobani adlı Amerikan kuklasını, Amerikan Merkezi Kuvvetler Komutanı Michael Kurilla ziyaret ediyor ve onunla görüşüyor, ona direktiflerini veriyor, ABD’nin direktiflerini. Ve onun altına bir Amerikan helikopteri tedarikliyor, o helikopterle bu Mazlum Kobani uşağı Şam’a gidiyor Golani’yle anlaşmalar yapıyor.

Ve Salih Müslim ne diyor?

“Her iki tarafın da yabancı gözlemcileri vardı”, diyor değil mi?

Evet. ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının gözlemcileri, tanıklıkları, şahitlikleri ve direktifleri dahilinde iki ABD uşağı güç; Golani ve Mazlum Kobani masaya oturup, onların hazırladığı metni imzalıyorlar.

Ve ülkemizde de; PKK, DEM, PYD, YPG yörüngesinde dönen bizim Sevrci Soytarı Sol dediğimiz Amerikancı Satılmış Sol da bu anlaşmaya alkış tutuyor. Bu PYD; anlaştığı HTŞ için katliamcı, Ortaçağcı, 1400 yıl öncesinin Medine Köleci Toplumunu Suriye’de inşa etmeyi planlamış, onu ideolojileştirmiş bir örgüt, demiyor. Hani PKK ve bileşenlerinin tamamı artık Amerikan yörüngesine savrulmuşlar, onlar için demokrasi, insan hakları, laiklik hiçbir şey ifade etmez olmuş ama kendini, ya kendini sol olarak tanımlayan, o yörüngede dönen alçaklara ne diyeceğiz?

İşte onlar da Soytarı Sol, onlar da Amerika’nın kuklaları. Amerika onları ne ilan etti biliyorsunuz 15 yıl önce?

“Umut kaynağı” ilan etti değil mi? “Demokrasi güçleri” ilan etti. Boşuna ilan etmedi. Bunların demek ki alayının ortak paydası; Tayyipgiller’den, PKK’den, PYD’den, DEM’den, Yeni CHP’den, Özgür Özel CHP’sinden bu Sevrci Soytarı Sola kadar; TİP’e, EMEP’e, SODAP’a bilmen neye kadar hepsinin ortak paydası, Amerikan uşaklığı, Amerikan kuklalığı. Bunlar insan soyunun düşmanı, insani bir değer taşımazlar bunlar.

Hep ne dedik?

Farklı olan yalnızca biziz.

Gerçek insanlardan oluşur Hareketimiz ve gerçek devrimcilerden oluşur. Prensip siyaseti yapan yani ilke siyaseti yapan sadece biziz. 1967’de neyi savunuyorsak bugün de aynı şeyleri savunuyoruz, aynı değerleri, aynı teoriyi savunuyoruz.

Kalın sağlıcakla…

12 Mart 2025