ABD yapımı, ABD kuklası, çıkar amaçlı suç örgütü AKP’giller’in CHP’ye yönelik son operasyonları üzerine

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Tayyip ve avanesi bugüne yine saldırıyla başladı, değil mi?
CHP’nin üç İl Belediye Başkanı ve bir de İlçe Belediye Başkanını gözaltına aldı, ev baskınlarıyla. Haberi okuyalım kısaca isterseniz, Oda TV’den:
“Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek gözaltına alındı. Tutuklanan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçilen Başkanvekili Ahmet Şahin’in de gözaltına alındığı öğrenildi.”
Bir de bugünün T24 Haber Sitesi’nden okuyalım:
“Cumhuriyet tarihinde ilk: Ana muhalefet partisinin toplamda 17 belediyesine operasyon düzenlendi; 12 CHP’li belediye başkanı tutuklu!
“31 Mart yerel seçimlerinden birinci parti çıkan CHP’nin kazandığı 17 belediyeye, seçimlerden bu yana çeşitli suçlamalarla operasyonlar düzenlendi. Cumhuriyet tarihinden beri ilk kez bir ana muhalefet partisi, bu denli geniş çaplı bir operasyonla karşı karşıya kaldı. Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da olduğu biri geçen dönem olmak üzere 13 belediye başkanı tutuklandı.”
3 belediye başkanı ve bir başkan vekili de gözaltında.
Sadece bununla yetinmedi Tayyip biliyorsunuz; CHP’nin kurumsal varlığına da saldırdı. Ama şu anda; onu ortadan kaldırmayayım, onu daha ileri bir tarihe bırakayım; o zamana kadar ne olup bitecek sürece bir bakalım, diye düşündü. Burada da onun elini tutan en önemli olay ekonomikti. Eğer CHP’ye de kayyum atarsak doları tutamayız, bir anda 45-50-60 bandına sıçrayabilir, bu da ekonomiyi tümden felç eder ya da pert eder, diyerek korktu. Sürece yayarak saldırılarını sürdürüyor dikkat ederseniz.
Evet, biz, tâ bu ilk iktidara geldiği 2002’den itibaren hep ne diyoruz?
Bu Tayyipgiller normal kanunlarla çalışan bir sermaye partisi değil.
Nedir öyleyse?
Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, BOP görevlisi, çıkar amaçlı, mafyatik, Ortaçağçı bir suç örgütünden başka hiçbir şey değildir bu iktidar, diyoruz. Ve dediğimiz, her geçen gün yaşanan olaylarla tekrar tekrar gerçekleşiyor ama hani Hz. Muhammed’in de dediği gibi; “akıl sahibi olanlar için” bu olaylar görünebiliyor, kul kişilikler için görülmüyor olay.
Biz; “Tayyipgiller Kökeni ve Sınıf Yapısı” adlı kitabımızda netçe bu tespitimizi ortaya koyduk bütün ayrıntılarıyla. Birinci baskısı 2006’da yapılmış bu kitabımızın. Sonraki kitaplarımızda, Tayyipgiller’in yapıp ettiklerinden hareketle, tekrar tekrar bu tespitimizi, ne diyelim, halkımızın deyişiyle; “eşeklerin bile anlayacağı açıklıkta”, ortaya koyduk.

İşte daha önce de size birkaç kez gösterdiğim üç ciltlik “Kanunsuzlar” adlı kitabımızı yazdık. “ABD Yapımı İki Hain Gücün 15 Temmuz Hesaplaşması Üzerine”, demişiz.


Hep, dikkat edersek, ders kitabı ebadında, büyük boy kitaplarımız. Sonra yine 2017’de basılan bu kitabımız ortaya konmuş. Ne demişiz?
“Kaçak Saraylı Caligula Din Devletine Giderken…”

Bu kitabımızda ne demişiz?
“Vatan Satıcılar – Ege’de 18 Adamızı ve Denizimizi Yunanistan’a Peşkeş Çeken Vatan Satıcılar, Bodrum ya da Çeşme Meydanı’nda Halka Açık Bir Mahkemede Vatan Topraklarını Satmaktan Yargılanacaklar ve Hak Ettikleri Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasıyla Cezalandırılacaklar!” demişiz.

Yine bu kitabımızda:
“Siyasi Genlerine İhanet Kodlananlar”
Durup dinlenmeden ihanet işlerler. İşte son olarak Meclislerinden geçirdikleri “Paris İklim Yasası”, değil mi? O da bunun son örneklerinden biri. Artık halkımızın ne üreteceğine, hayvancılık olarak ne yapıp edeceklerine tümüyle ABD ve AB Emperyalist Haydutları karar verecek. Ondan izinsiz, halkımız evinin önündeki bahçesine çiçek bile ekemeyecek, dikemeyecek.

Bu kitabımızda ne demişiz?
“Din Alıp Satma Üzerine İnşa Edilen 20 Yıllık Kriminal İktidar (Yolun Sonu Görünüyor)”

Bu kitabımızda ne demişiz?
“Kaçak Saraylı Despot ve Çıkar Ortakları”

Bunda ne demişiz?
“Çürütücüler – Yargıyı, Orduyu, Eğitimi, Dini, Ahlâkı, Vicdanı, Onuru, Namusu Çürüttüler”, demişiz.

Bu kitabımızda ne demişiz?
“İnsanlık Düşmanı, Kanlı Zalim Emperyalist Haydut ABD ve Devşirilmişleri, İşbirlikçileri, Piyonları, Kuklaları”

Tabiî ülkemizdeki bu yerli işbirlikçiler.
Bu kitabımızdaysa; “Türkiye’ye Karşı İhanet Yarışında Olan Meclisteki Amerikancı Beşli Çete”, demişiz.

Başta Tayyipgiller geliyor gördüğünüz gibi en önde.
Burada ne demişiz?
“İnsan Olarak Ölmeyecekler”

Evet, insanlıktan çıkmış çünkü bunlar, tüm avaneleriyle birlikte.
Yine burada ne demişiz?
“Değerler Yıkılırken – Ahlâki, Vicdani, İnsani Değerler Yıkılırken”

Hiçbir değer bırakmadılar bunlar.
Burada ne demişiz?
“Din Maskesi Takınanlar”

Bütün ihanetlerini, hırsızlıklarını, vurgunlarını, soygunlarını din maskesi takınarak onun ardına gizlerler. Burada Tayyip, sağında Milyar Ali Yıldırım, solunda Davitson Ahmet, Kraliçenin Gülü ve Bilderbergci Bebecan Ali.
Burada ne demişiz?
“Zulüm Yıkım Talan ve İhanet Yılları”

Biz bütün bunları netçe görüp anlatıyoruz ama Yeni CHP’deki (tersyüz edilmiş, bütün değerleri tersine döndürülmüş Yeni CHP’deki) Sorosçu Kemal’in çömezi Özgür Özel nam Hafız ne diyor?
İşte şu videosunda izleyelim ne dediğini:
***
Videonun çözümü
Özgür Özel: Ben şimdi halkı eylem yapmak üzere önceden bildirdiğimiz, etrafında güvenlik önlemlerinin alındığı meydanlarda demokrasi eylemlerine davet ediyorum. Sokağa davet edeceğim günü ben bilirim, o gün sen ne hale düşeceğini kendin düşün. Ama bana bu milleti sokağa davet ettirme, aklını başına topla.”
***
İzlediniz, değil mi?
Ne der halkımız böylelerine?
“Adın ne? Mülayim. Sert olsan ne yaparsın?”
İşte bu Tayyipgiller adlı Laiklik düşmanı, Kuvayimilliye düşmanı, Mustafa Kemal, İnönü ve silah arkadaşlarının düşmanı, Laik Cumhuriyet düşmanı Amerikan piyonu, karşısında böylesine zavallı İbişleri bulduğu için pervasızca at oynatabiliyor.
Şuna bak ya!
Tayyip aklını başına toplayacakmış yoksa ne yaparmış; milleti sokağa çağırırmış…
Şu zavallılığa, İbişliliğe bakın ya!
Tayyip’ten aman diliyor, medet diliyor; yapma yeter artık, diyor. Yahu Tayyip kabak gibi oymuş seni; ne partini bırakmış ne belediyelerini bırakmış, sen hâlâ kem-küm ediyorsun.
Onu anlatan bizim yetiştiğimiz Konya’nın varoşunda kullanılan çok uyan benzetmeler var ama biz yine de sabredelim, anmayalım onları, burada söylemeyelim.
Karşısında böylesine zavallı kuklaları görünce Tayyip, elbette arkasına da Amerika’yı ve Avrupa Birliği Emperyalist Haydutlarını alarak kanun manun dinlemiyor, talan ediyor her şeyi; ne anayasa ne hukuk ne kanun…
Yahu o zaman da söyledik, on yıllar önce; FETÖ, FETÖ’nün yargısı ne kadar, ne oranda kanunlara bağlıysa Tayyipgiller yargısı da aynen ancak o kadar kanuna bağlı. Bunların kanun filan umurlarında değil. Kanun maske, bir hile yolu, bir sopa yargı bunların elinde.
Ve biz defalarca söyledik; yargıyı ne yaptı?
Çürüttü, Kaçak Sarayının hukuk bürosuna dönüştürdü. Ve oradan Sarayının operasyon enstrümanına dönüştürdü, onu kullanıyor şimdi.
Bu İbiş böyle…
Bir de az buçuk cesaretli tavırlar koyar diye değerlendirdiğimiz Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’a da ne yaptı?
Aynı şekilde; kanun manun, hiçbir şeyi takmayarak, yine eşeklerin bile inanmayacağı sudan suçlamalarla 150 gün Silivri zindanına tıkıverdi ve orada ruhunu aldı. Ferasetini, cesaretini aldı, hizaya getirdi, ayar verdi, diz çöktürdü, salıverdi.
Ne yapıyor şimdi Ümit Özdağ da?
“Bize düşman ceza hukuku uyguluyor iktidar, iç cephenin birliğini sağlamak için bundan vazgeçilmesi lazım.”
Yani yalvarış modunda Tayyip’e karşı. Ne olup bittiğinden o da habersiz. Bir de “ben güvenlik profesörüyüm” diye kendini kallavi laflarla tanıtıyor.
Ya sen Tayyip’in kim olduğunu, ne yapmak istediğini, ne amaçla görevlendirildiğini hâlâ bugün bile anlayamamışsın.
Ama hep diyoruz ya:
Biz, adalet dağıtıcısıyız. Kim olursa olsun karşımızdaki ona adaletle davranırız biz.
Nedir adaletin özü?
Herkese hakkı olanı vermektir. Hak ettiğini vermektir herkese adalet. Zaten Arapça “adl” kök kavramı da bunu anlatır, bu anlama gelir. Latincedeki adalet de aynı anlamı içerir.
Bir de Kamer Genç adlı saygıdeğer, bir gerçekten milletvekilimiz vardı. 2016’da kaybettik. Bir de Tayyip ve avanesini onun nasıl değerlendirdiği görelim şu kısa videoda:
***
Videonun çözümü
Kamer Genç: Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül tâ baştan beri bu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için özel görevli gelmiş kişilerdir. Bunu artık herkes bilsin, buna göre mücadeleyi yapsın. Bakın her türlü yolsuzlukları yapmış Tayyip. Tayyip eskiden bir gecekonduda otururken şimdi dünyanın en zengin insanı olmuş. Bu servetleri nerede kazanmış? Bütün hedefi Türkiye Cumhuriyeti Devletini her yönüyle çökertmek. İşte yargısıyla, tarımıyla, askeriyle, vatandaşları da eğitimiyle çökertmek suretiyle böyle bir vatan, böyle bir millet getirmek istiyor bu memlekete. Okumayan, çalışmayan, üretmeyen, sadakaya muhtaç kişiliksiz bir toplum yaratmaya çalışıyorlar.
***
Evet, ne diyor Kamer Genç kardeşimiz?
Tayyip ve avenesini, Amerika, Türkiye Cumhuriyeti’ni çökertmekle görevlendirdi, onlar bu görevi yapıyorlar diyor.
Ne zaman diyor?
2008’de, diyor. Yani bundan 17 sene önce, diyor.
Ama aradan 17 sene geçmiş Tayyip o zamanki suçlarına binbir suç daha eklemiş durup dinlenmeden her gün ekliyor ama bu Hafızların haberi yok. Hâlâ biri; “bize normal hukuk uygulansın”, diyor, Ümit Özdağ nam Hafız; Özgür Özel de; “Tayyip artık böyle saldırgan davranmasın, aklını başına toplasın”, diyor. Yani medet, diyorlar.
Şu adama bakın, bir Kamer Genç’e bakın bir de şu adamlara bakın. Aradan 17 yıl geçmesine rağmen Kamer Genç’in gördüğünün binde birini görememiş bunlar, anlayamamış.
İşte karşısında böyle zavallıları görünce Tayyip, elbette bunlara istediğini yapar ve öyle davranıyor. Yargı margı, hak hukuk, adalet hepsi toz duman oldu. Anayasa da aynı şekilde tanınmaz oldu. Kendi söyledi; “Ben bu Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum”, dedi. “Demokrasi benim için bir tramvay” dedi.
Bu adamdan hâlâ kanuna uymasını bekliyorlar.
Ayıptır yahu, kendinizi bu hale düşürmeyin!
Ayıptır diyeceğiz ama zavallılar ayıbın ne olduğunu da bilmez hale gelmişler.
Ama biz hep dediğimiz gibi; atalarımız gibi Alfa Kurduz. Bu atamız gibi de (Fatih Sultan Mehmet’i gösteriyor eliyle) bizi hiçbir güç korkutamaz, yıldıramaz. Tayyip bu kitaplarımızdan ve başka kitaplarımızdan, sözlerimizden dolayı 12 yılı aşkın hapis cezası verdi bize. Açtırdığı yeni davalarla da 60 yılın üzerinde hapis cezası istiyor hakkımızda. Ama umurumuzda değil.
Ne dedik biz?
Ya biz Tayyip ve avanesini çelik bilezikle tanıştıracağız ya da ömrümüzü Silivri zindanında noktalayacağız. Hepsi hoş geldi sefa geldi, dedik.
Evet, ama eninde sonunda bu Tayyip ve avanesini çelik bilezikle tanıştıracağız. Emri sadece yasalardan, hukuktan ve vicdanından alan bağımsız ve tarafsız gerçek mahkemelerin önüne çıkaracağız. O zaman göreceksiniz bu Tayyip, Bohçalı, bilmem nesinin korkularından dizleri titreyecek, ayakla bile duramayacaklar. Ve onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılacaklar. Hiç yanımızda kalır diye yüreklerini serin tutmasınlar.
Sadece kendileri değil, bütün hırsız müteahhitleri de; o beşli, yedili, on dörtlü, kırk dörtlü vurguncu müteahhit çeteleri de hepsi hesaba çekilecek. Bunların tüm takım taklavatı da. İlçe yöneticileri, partilerinin ve belediyelerinin, onların aile çevresinden başlamak üzere Tayyip’e kadar tüm hiyerarşide yer alanların hem kendileri hem aile çevreleri tümden gözden geçirilecek ekonomik açıdan. Yapıp ettikleri ortaya çıkarılacak. Mal varlıklarındaki artış, zenginleşmeleri ortaya çıkarılacak. O vurgunlar soygunlar, talanlar bunların elinden alınacak, halka, kamuya iade edilecek. Yurt dışına kaçanlar yakalanıp getirilecek. Kaçıp kurtuluruz diye hiç umutlanmasınlar.
Hep dediğimiz gibi eninde sonunda yine bu Alfa Kurt atalarımız gibi biz kazanacağız! Halkımız, ülkemiz, vatanımız kazanacak!
Kalın sağlıcakla…
05 Temmuz 2025