ABD devşirmesi, ABD yapımı, ABD hizmetkârı Tayyipgiller avanesi muhaliflere karşı saldırılarını aralıksız sürdürüyor.

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
ABD devşirmesi, ABD yapımı, ABD hizmetkârı Tayyipgiller avanesi muhaliflere karşı saldırılarını aralıksız sürdürüyor, hiç hız kesmeden ve ara vermeden. İşte İmamın Oğlu Ekrem’i, çalışma arkadaşlarıyla beraber bertaraf etti, Silivri’ye gönderdi değil mi?
Yine pek çok CHP İlçe Belediyesine kayyum atadı, seçilmiş başkanlarını görevden alıp tutukladı.
Şimdi de medyaya yöneldi. Sözcü TV, Halk TV, TELE 1, NOW TV’ye ekran karartma cezaları ve üst sınırdan para cezaları veriyor. Açıldıktan sonra da eğer söz dinlemezlerse lisanslarının iptal edileceği tehdidini savuruyor.
Biz 2002’den beri boşuna söylemiyoruz; bunlar “Kanunsuzlar”, diye. Bunların; Taliban Mollalarından, IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi’den, bu Ahmed el-Şara denen Golani alçağından, vatan satıcısından zerre farkları yoktur, diye.
Adamın, Anayasa Mahkemesi bile umurunda olmuyor; “Ben bu Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum, saygıda duymuyorum”, diyor. “Demokrasi benim için bir tramvaydır”, diyor.
Bu adamın, bir tek gün bile kamu görevi yapmaması, buna yaptırılmaması gerekir Türkiye’de yargı olsa. Öyle olunca, işte böyle oluyor yapıp ettikleri…
Hâlâ buna “Cumhurbaşkanı”, diyorlar. Atatürk Orman Çiftliğini yağmalayarak, talan ederek oraya oturttuğu Kaçak ve de Haram Saray’ına Kaçak Saray bile diyemiyorlar; “Beştepe”, “Üçtepe”, “Külliye” vs. diyorlar. Bunların Bakanlarına “Sayın Bakan” diyorlar, bunların hepsi kanunsuz.
Bu Tayyip, Diplomasız. O zaman hem kendisi boş düşmüş durumda hem de bütün avanesi. Bunu bile söyleyemiyorlar ne İmamın Oğlu, ne Özgür Özel, ne başka biri söyleyemiyor. Hani halkımızın deyişiyle; “korkularından sinecek, girecek delik arıyorlar”. Öyle olunca bu Tayyip de azgınlaştıkça, azgınlaşıyor tabiî.
Şimdi, bu Tayyip ve avanesinin Hitler ve Nazi Almanya’sından bir tek farkı var. Nedir o?
Onlar daha açık sözlü, daha dürüst, daha net.
Bakın onların yani Hitlerin ve Nazi iktidarının Hukuk Danışmanı Avukat Hans Michael Frank aynen şu buyruğu veriyor yargıya:
“Karar verirken bütün kararlarınızda eğer şu an benim yerimde Führer olsaydı ne karar verirdi, nasıl karar verirdi diye düşüneceksiniz ona göre karar vereceksiniz”, diyor.
Bunu açıkça söylüyor, resmi yazılı buyruk veriyor bütün yargıç ve savcılara yani bütün mahkemelere, yargı kurumuna.
Ama Tayyip gizli veriyor bunu. Korkutarak, sindirerek, dürüst olanları terörize ederek bu buyruğu kabul ettiriyor, diğerleri de yandaşı olduğu için gönüllüce kabul ediyorlar. Buradakiler de hem bu CHP önderlerine, Belediye Başkanlarına saldıran, onları bertaraf ederken o saldırıya yargı kılıfı giydiren, yargıçlar, savcılar aynen böyle düşünüyorlar. Şu anda yerimizde Kaçak Saray’ın Reis’i olsaydı nasıl düşünürdü, ne karar verirdi, diye düşünüyorlar ve ona uygun kararlar veriyorlar.
İşte RTÜK’ün başındaki Ebubekir Şahin de aynen öyle kararlar veriyor. Bu haberleri Reis izleseydi, benim ne yapmamı isterdi, onu düşünüyor, ona göre bu yasakları veriyor, bu cezaları veriyor. Yani hiç kimse Reis’e gık diyemeyecek, diyor. Özetçe dedikleri bu.
Nasıl Taliban Afganistan’ında o mollalara karşı kimse gık diyemiyorsa, Suudi’de Prens Salman’a karşı, iktidarına karşı kimse gık diyemiyorsa ve şu anki Suriye’de Golani adlı vatan satıcısının iktidarında, onlara karşı kimse gık diyemiyorsa Türkiye’de de Kaçak ve de Haram Saray’da oturan Tayyip nam Hafız’a yani Reis’e ve onun iktidarına kimse gık diyemeyecek, diyorlar. Vermek istedikleri mesaj bu. Olayın aslı gerçeği bu.
Bunu böylece görüp, kavramak, bilince çıkarmak ona göre tutum belirlemek gerekiyor.
Kalın sağlıcakla…
27 Mart 2025