AB-D Yolu Sevr’e Çıkar! Savunanlar Ya Gafildir Ya Hain!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Biz 60 yıldır diyoruz ki; Avrupa Birliği Emperyalist Haydutları, Türkiye’yi asla tek parça olarak bünyelerine kabul etmeyecekler. Bu yüzde yüz kesinliğe sahip bir gerçek.

Ne zaman kabul edecekler?

Ancak Yugoslavya gibi yedi parçaya böldükten sonra, Çekoslovakya gibi iki parçaya böldükten sonra, Türkiye’yi de BOP çerçevesinde en az üç parçaya böldükten sonra birkaç ay içinde kabul ederler çok açık, çok net. Ama tek parça olarak asla ve kat’a kabul etmeyecekler. Kabul ederler diyen olursa o iyi bilin ki ya gafildir ya hain.

Neyi dayatıyor?

BOP Haritasını dayatıyor.

ABD Haydudu yaptı bunu; insan soyunun başdüşmanı o Haydut Devlet yaptı bu haritayı ve NATO’nun envanterine girdi ve kolejlerinde ders olarak işleniyor. Ortadoğu’da 22 ülkeyle birlikte Türkiye de üç parçaya bölünecek, diyor. Ve hâlâ bunu görememek, anlayamamak “Amerika bizim dostumuzdur”, “Avrupa Birliği dostumuzdur”, “NATO bizi koruyor, bizim savunma örgütümüzdür” filan demek, inanın bırakın insanı, zavallı öküzlerin bile yapmayacağı hata, eğer bunu iyiniyetli yapıyorlarsa… Bir öküzü, asla bilmediği bir ırmaktan geçiremezsiniz kolay kolay. Eğer geçer ve orada başına bir şey gelirse bir daha asla oraya sokamazsınız. Öküz bile bunu bilir. Haritalar ortada, NATO ortada hâlâ bizim Amerikan devşirmesi siyasetçiler; “bizim Avrupa Birliğiyle iyi ilişkilerimiz var, Avrupa Birliği’ne gireceğiz, anlaşacağız”, diyorlar. “Amerika dostumuz, müttefikimiz, NATO ortak savunma örgütümüz”, diyorlar. İnanın bunları diyenleri gördüğüm zaman ben, kimyam bozuluyor. Bunlar diyorum; eğer iyiniyetliyse eşekten bile daha geri düzeyde bir idrake, kavrayışa sahip, yoksa devşirilmiş bir piyon, bir Amerikan kuklası hain, diyorum.

Ve son günlerde (Tayyipgiller’in yarattığı her gün onlarcasına tanık olduğumuz günlük vurgun, soygun, kamu malı hırsızlığı ve kanunsuzlukların hay-huyu içinde) gözden kaçan ve ne yazık ki medyada muhalifi oynayanların da ayrımına varamadığı bir felâket var:

“Kıbrıs’ta Federasyon temelli çözüm bizim için tek çıkar yoldur”, diyen bir hain, Tufan Erhürman adlı bir ABD devşirmesi Cumhurbaşkanı seçildi.

Federasyon demek KKTC’yi ortadan kaldırmak demek; Kıbrıs Türk Vatanını olduğu gibi Kıbrıs Rum Yönetimine, Yunanistan’a, Avrupa Birliğine ve Amerika’ya ve Siyonist İsrail’e devretmek demek. Bunun başka bir anlamı yok.

ABD Emperyalistlerinin ve AB Emperyalistlerinin dünyadaki millet olarak en büyük düşmanı Türk Milletidir. Bu kesin gerçektir. Hiçbir zaman bu gerçeği aklınızdan çıkarmalıyım.

Neden?

Çünkü biz MÖ 209’dan itibaren yani Mete Han’dan itibaren iki bin yıllık Tarihte, üç kıtada at koşturmuş ve zaferden zafere koşmuş bir Orduya sahip milletiz. Bu büyük bir travma yarattı tabiî ABD ve AB Emperyalist Haydutlarında.

İkincisi; Çanakkale’de onların insanca, askerce yarım milyonu bulan ordularının karşısında ve bu ordularının silahça, hava gücüyle, her türden üstünlüğe sahip olmalarına rağmen onları eze eze yenip hezimete uğratan, Mustafa Kemal ve Türk Ordusu’nun kahramanlığı var. Bu da korkunç bir travma yarattı o Haydut Devletlerde.

Bir üçüncüsü; İngiliz-Fransız donanmalarıyla; başta 160 bin kişiden oluşan, sonra sayısı 200 bin kişiye çıkarılan Yunan Ordusu, getirilip İzmir limanında karaya çıkarılan ve her türlü silah, tüfek, top, bombayla donatılan Yunan Ordusu ve doğuda 180 bin kişilik Andranik Ozanyan’ın komutasındaki Ermeni Ordusu, güneyde on binlerce kişilik Fransız Ordusu, daha güneybatıda yine on binlerce kişilik İtalyan Ordusu, yine Trakya’da, İstanbul’da ve Karadeniz’de yine on binlerce kişilik İngiliz Ordusu bulunmasına rağmen, yine Mustafa Kemal ve silah arkadaşları onları eze eze bir hezimet daha yaşattılar onlara, o Haydut Devletlere. O da ağır bir travma yarattı.

O yüzden bu travmaların şokunu asla atlatamaz onlar, atlatamadılar da nitekim. Osmanlı Atalarımız döneminde, Tarih kitapları yazıyor; İtalyan, Fransız, İspanyol anneleri, yaramaz çocuklarını gece; “aman gürültü yapma uyu, Türkler geliyor”, diye korkutup uyutuyorlarmış. Böylesine ağır bir travma yaşatıldı. Ve Osmanlı Atalarımız, bildiğimiz gibi Viyana kapılarına kadar dayandılar. Bu sebepten onların düşmanlığı asla bitip tükenmez. Onlar bunları kuşaktan kuşağa aktarırlar, bu düşmanlıklarını.

Avrupa’ya gidip, 1980 Faşist Darbesinden sonra oraya kaçıp, sonra Türkiye’ye dönüş yapan bazı devrimcilerle konuşuyoruz. Diyorlar ki; Avrupa’nın hangi ülkesine giderseniz gidin “Türküm” dediğiniz anda karşınızdaki kişinin suratı ekşiyor, sizden uzaklaşmak istiyorlar. Ama “Kürdüm” dediğiniz anda gülümsüyorlar, sizi sempatik buluyorlar, diyor.

İşte bu sebepten konuyu fazla uzatmamak için kısa tutalım…

Kıbrıs’ta da KKTC’yi 42 yıldır tanımıyorlarsa, abluka uyguluyor, izolasyon uyguluyorlarsa bu tamamen onların genlerine kodlanmış Türk düşmanlığından dolayıdır. Ada’daki Türk nüfusunu yok etmek, Türk Vatanını, Ada Rumlarına ve Yunanistan’a ve kendilerine bırakmak için bunu yapıyorlar. Bunu görmemek gafletse, cahillikse zır cahilliktir; değilse büyük korkunç bir ihanettir.

Ve daha önce de belirttik; buna asla izin vermeyeceğiz. Bu ihaneti yapanlar Kıbrıs’ta olsun, Türkiye’de ona izin verenler olsun, asla yaptıkları ihanetin bedelini ödemeden toprağa girmeyecekler. Mutlaka hesaba çekilecekler. Fare deliğine bile gizlenseler yakalanıp hesaba çekilecekler. Vatan satmanın bedelinin ne olduğunu, o hainlere cezalarını çektirerek göstereceğiz, öğreteceğiz.

Kalın sağlıcakla…

27 Ekim 2025