AB-D Emperyalistleri için “kan madalyadır, kıyım kahramanlık gösterisi”

28.08.2013
188
A+
A-

AB-D Emperyalistlerinin örgütlediği bir darbe ile Şili Halkının başına musallat edilen Faşist Pinochet Diktatörlüğü tarafından katledilen Şili’nin Devrimci Ozanı Victor Jara nasıl da güzel tanımlıyor insanlık düşmanlarını.

 

Nasıl dehşet saçıyor faşizmin yüzü!

Kusursuz bir kesinlikle yürütüyorlar planlarını.

Hiçbir şey umurlarında değil.

Onlar için kan madalyadır,

kıyım kahramanlık gösterisi.”

 

Dünya Halklarının başdüşmanı, insan soyunun gelmiş geçmiş en büyük düşmanı ABD-AB (AB-D) Emperyalistleri Afganistan, Yugoslavya, Irak ve Libya’ya götürdükleri “demokrasiyi” şimdi de Suriye’ye götürmek istiyorlar. AB-D Emperyalistlerinin demokrasisinin ne olduğunu özellikle son 60 yıldır Dünya Halkları çok iyi biliyor. Kan, gözyaşı, ölüm, açlık, sefalettir, harabeye döndürülen kentler, yok edilen tarihi kültür, yağmalanan yeraltı ve yerüstü bütün zenginliklerdir bu insanlık düşmanlarının götürdük dedikleri demokrasi.

 

Peki niçin Suriye? AB-D Emperyalistleri ne yapmak istiyorlar Suriye’de?

Kendilerine Ortadoğu’da Antiemperyalist bir ülke olarak direnç gösteren Suriye’yi direnç olmaktan çıkartmak, parçalamak, Suriye’nin bütün zenginliklerini yağmalamak için geliyorlar.

Emperyalist saldırganlığa direngenlik göstererek, emperyalistlere teslim olmayarak, halkının maddi-manevi değerlerini birkaç dolar için peşkeş çekmeyerek halklara “kötü” örnek olan yönetimini devirmek için geliyorlar.

Vatan satıcı ve insanlıktan çıkmış işbirlikçileri aracılığıyla Suriye üzerinde tahakküm kurmak için geliyorlar.

Suriye; Alevisi, Sünnisi, Hırıstiyanıyla, Türkü, Kürdü, Çerkeziyle halkların yıllardır kardeşçe yaşadığı bir ülke. İşte Emperyalistler bu kardeşliği bozmak, düşmanlığa çevirmek için geliyorlar.

Suriye yönetimi, Irak İşgaline karşı çıktı, Irak Halkına yardım etti, Irak’tan kaçan masum mültecilere kucak açtı, Siyonist İsrail’in her gün katliamlarına uğrayan Filistin Halkına kucak açtı, İsrail’in işgal ettiği Golan Tepeleri’ni almak istedi. Yani mazlum Arap Halkının çıkarlarını savundu. Çok büyük günahlar bunlar AB-D Emperyalistleri için. İşte bu günahları ortadan kaldırmak için geliyorlar ABD Emperyalistleri.

AB-D Emperyalistleri, Suriye Halkının önderleriyle birlikte tıkadığı BOP yolunu açmak için geliyorlar ve artık gün sayıyorlar.

Başı çeken ABD, İngiltere ve Fransa. En büyük destekçileri AB-D Emperyalistlerinin Ortadoğu’daki bekçi köpeği İsrail, AB-D Emperyalistlerine yeraltı zenginliklerini peşkeş çekmekle görevli Suudiler, Katar Emirliği ve AB-D Emperyalistleri tarafından doktrine edilen CIA İslam’ının uygulayıcıları, acaba bana da bir kemik atarlar mı beklentisine giren, lağım deliğinden aşağıya süpürülmemek için halkına, “kardeşim” dediği komşusuna gönüllüce hainlik eden Tayyipgiller.

Ellerini ovuşturanlar, Suriye’de bulunan katil ve sapıklardan derleşik, tamamen CIA yönetiminde ve eğitiminde olan “Özgür Suriye Ordusu”.

Şu ana kadar Emperyalist amaçlarla da olsa Suriye’nin safında yer alan özellikle Rusya’nın “Suriye için kimseyle savaşmak niyetinde değiliz” açık çekinden güç alan Emperyalistler bir hava harekâtıyla Suriye Halkının önderi Esad’a ders verip saldırıyı bitireceklerini ilan ediyorlar. Halklarla dalga geçercesine, merak etmeyin sadece hava bombardımanıyla saldıracağız ve sadece 3 gün sürecek, diyorlar. İnsanlar katledilmiş, doğa harap edilmiş, binalar yerle bir olmuş ne umurlarında. Yeter ki onların BOP’ları veya GOP’ları sekteye uğramasın…

Suriye’ye saldırmak için yarattıkları gerekçe 10 yıl önceki Irak’a saldırmak için yarattıkları, daha doğrusu uydurdukları, gerekçeyle aynı: “Kimyasal silah kullanımı”. Irak’ta da bulamadılar kimyasal silahı, ama madem geldik buraya kadar ellerimiz boş dönmeyelim dediler, geride günde en az 60-70 kişinin öldüğü, fiilen üçe bölünmüş, 4 milyon insanın katledildiği, on binlerce Müslüman Kadınına tecavüz edilmiş, yıkılmış, harap edilmiş bir Irak bırakıp gittiler.

Suriye Halkına da aynı senaryoyu uyguluyorlar. Dünya Halklarını kandırmak, ikna etmek için, kimyasallarla insanlar katlediliyor kılıfına bürünerek katliam hazırlıkları yapıyorlar. Kaldı ki binlerce insanın ölmesi emperyalist çakalların umurunda değildir. Onların tek derdi vardır, emperyalist çıkarlarına çomak sokulmasın, sömürü çarkı tıkır tıkır işlesin. AB-D Emperyalistleri bu uğurda son 60 yıldır milyonlarca insanın kanına girmiş, katletmiştir. İnsanlığa karşı suç işlemişlerdir AB-D Emperyalistleri. Nürnberg benzeri bir mahkemede yargılanacaklardır, bundan kaçışları yok ve eninde sonunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile tarihin çöplüğünde gönderileceklerdir.

Anti Emperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızla ilham verdik, örnek olduk Ortadoğu ülkelerine. Ulusal Kurtuluş Savaşlarında yol gösterdi mazlum halklara zaferle taçlanan Kurtuluş Savaşı’mız. 90 yıl sonra Ortadoğu Halklarının emperyalist boyunduruğa girmesi ve ulusal bağımsızlıklarının ortadan kaldırılması için boylu boyunca atılıyor Tayyipgiller. Suriye Halkına karşı katliamlar yapan sözde “Özgür Suriye Ordusu”nu eğitebilmeleri ve daha da canavarlaştırmaları için CIA ajanlarına ülkemizin topraklarını açan Tayyipgiller, şu ana kadar 100 bine yakın Suriyelinin kanına girdiler. “Müslümanlar katledildi” diyerek timsah gözyaşı döken Tayyipgiller, daha fazla Müslümanın katledileceği saldırının gönüllü tetikçiliğine soyunuyorlar. Kendilerinin canları tatlı, cepheye sürmeyecekler gemicik sahibi oğullarını, televizyon sahibi damatlarını. Alavere dalavere ile Türk ve Kürt Mehmetleri sürecekler bu savaşa. Ergenekon, Balyoz vb. gibi CIA operasyonuyla kolu kanadı kırılan, neredeyse komutansız kalan, tören paşalarınca komuta edilen Türk Ordusu’nu AB-D Emperyalistlerinin kasap satırlığına soyunduruyor Tayyipgiller.

Sevinç naraları atıyorlar “Kardeşim Esad” diye hitap ederken Amerika’nın bir işaretiyle “Katil Esed” demeye başladıkları Beşşar Esad’a gereken ders artık verilecek, diye. AB-D Emperyalistleri Haçlı zihniyetiyle saldırıyorlar, “Müslüman” Tayyipgiller alkış tutuyorlar. Neredeyse zil takıp oynayacaklar. Sahibi AB-D Emperyalistlerinden daha fazla savaş çığırtkanlığı yapan Tayyipgiller’de artık ne insanlığın ne de Müslümanlığın zerresi kalmamıştır. Bırakalım komşusu açken tok yatanın bizden olmamasını, komşusunu aşağılık çıkarları için katletmeye çalışan Tayyipgiller, artık biz insanlardan hiç değildir. Onları hayvan kategorisine de sokamayız. Onlar artık insan gömleği giydirilmiş yaratıklardır.

Ama bu böyle gitmeyecek. Mısır Halkına ilham olan Gezi Direnişi’miz bunun hep böyle gitmeyeceğini gösterdi. Halkımız yeter artık, dedi ve ayağa kalktı. Örgütsüzdü, öndersizdi ama milyonlar Tayyipgiller’in gazına, bombasına, copuna rağmen geri adım atmadılar. Birinci Kuvayimilliyecilerin ruhunun silinmediğini, silinmeyeceğini gösterdiler Tayyipgiller’e ve tüm dünyaya.

90 yıl önce Birinci Kuvayimilliyeciler önderliğinde örgütlenen Halklarımız, emperyalistleri nasıl yenilgiye uğrattıysa, İkinci Kuvayimilliyecilerin önderliğinde verilecek Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist İkinci Kurtuluş Savaşı’yla da emperyalistler bir kez daha ama bu sefer kesince yenilgiye uğratılacaktır.  Pablo Neruda’nın dediği gibi:

Yüreğim bu kavganın içinde

Kazanacak halkım

Bütün halklar kazanacak bir bir.”

28.08.2013

 

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi