Üç Şehitlerimiz Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşlar ve Engin Yüzbaşıoğlu Yoldaş Ölümsüzdür!

Bundan tam 48 yıl önce, 1 Eylül 1978 tarihinde Ankara’nın Şentepe’sinde faşistler tarafından canice katledilen Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşları ve Ankara Karşıyaka’da arkadan vurularak katledilen Engin Yüzbaşıoğlu Yoldaş’ı mezarları başlarında andık.
Üç Şehitler nezdinde yaşamını yitiren tüm Devrim Şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anma etkinliğimiz konuşmalarla devam etti. HKP Gençliğinden Göktuğ Yoldaş söz alarak konuşmasında şunları dile getirdi:
***
Tarih 1 Eylül 1978… Bundan tam 48 yıl önce Parababalarının aylıklı faşist cellâtları, halkının mutluluğu ve ülkesinin bağımsızlığı uğruna mücadeleye atılan, sonunu düşünmeyen Üç Yiğit Yoldaş’ımızı, Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşlarımızı kalleşçe, puştça pusuya düşürerek katlettiler ve bedence aramızdan aldılar.
Mahmut, İbo ve Sadi Yoldaşlarımız çok genç yaşlarda devrimci kavgaya atıldılar. Kavgaya boylu boyunca atıldıkları andan itibaren de kendi kurtuluşlarını, Halkımızın yerli ve yabancı Parababalarının zulmünden kurtuluşundan bağımsız görmediler. Bu Üç Yiğit Devrimci, Çilekeş Halkımızın içinde bulunduğu yoksulluğa, sömürüye ve zulme kayıtsız kalamazlardı ve kalamadılar da.
Yoldaşlarımız, yaşadıkları Şentepe Mahallesi’ni resmi-sivil faşistlerin zulmünden kurtardılar. Şentepe Halkına önder oldular, umut oldular, güven oldular. Bunu yaparken dayandıkları temel; Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı Usta’mızın teorisi ve pratiğiydi. Usta’mızın “Örgütsüz Halk Köle Halktır, Örgütlü Halk Yenilmez” şiarını yaşadıkları Şentepe’ye taşıdılar. Şentepe Halkını örgütlediler, Ankara’nın yoksulluktan kırılan Şentepe Halkına kan kusturan faşistlere karşı da korkmadan, yılmadan, kararlıca mücadele ettiler.
İşte Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşlarımızın Kıvılcımlı Ustamızdan ve önderliğimizden öğrendikleri bu anlayışla yürüttükleri devrimci mücadeleleri Parababalarına korku salıyordu.
Ve Pol-Bir’li Faşistler, 31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gece Yoldaşlarımızı bir yargısız infazla, alçakça, kalleşçe katlettiler.
O insan müsveddeleri sandılar ki Mahmut’u, İbo’yu, Sadi’yi öldürünce mücadele bitecek. Sandılar ki Şentepe’yi yeniden faşistlerin egemenliğine sokacaklar.
Yanıldılar!
Çünkü öldürebildikleri yalnızca Yoldaşlarımızın bedenleriydi. Onların düşüncelerini, halka olan sevgilerini, devrimci inançlarını ve mücadelelerini öldüremediler. Onlar Halkı için mücadele etmişlerdi. Şentepe Halkı da kendileri için ölüme koşarak giden üç yiğidimizi unutmadılar, şehitlerimizi sahiplendiler, katledilmelerinin ardından Şentepe’ye “Üç Şehitler Tepesi” adını verdiler.
Üç Şehitler Tepesi, bugün de Mahmut-İbo-Sadi’nin halkla bütünleşen mücadelesinin yaşayan kanıtıdır. Ve Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşlarımızın mücadelesi bugün de HKP’lilerin ellerinde dalgalanmaya devam ediyor! Onların hayatlarını ortaya koyarak savundukları idealleri biz hayata geçireceğiz!
And olsun ki İkinci Kurtuluş Savaşımız’ı örgütleyip Demokratik Halk İktidarını kuracağız.
***
3 Şehitler’in mezarbaşı anmasının ardından bir başka Devrim Şehidimiz Engin Yüzbaşıoğlu Yoldaş’ın mezarına kortej ve sloganlar eşliğinde yürüdük. Tüm Devrim Şehitlerimiz için yapılan saygı duruşunun ardından HKP Gençliğinden İrem Yoldaş söz aldı.
***
İrem Yoldaş konuşmasında şunları dile getirdi:
Engin Yoldaş’ımız bundan 47 yıl önce, 3 Eylül 1979 günü Ankara Karşıyaka’da faşist katiller tarafından kalleşçe arkasından vuruldu. Aldığı kurşun yaralarına rağmen mücadele inancını yitirmedi. 14 Eylül 1979 günü, henüz gencecik yaşta Devrim Şehitleri kervanına katıldı. Engin Yoldaş da Mahmut, İbo ve Sadi Yoldaşlarımız gibi halkın içinden çıkmış bir devrimciydi.
Engin Yoldaş’ımız, Karşıyaka’nın yoksul halkının acılarına kayıtsız kalmadı. Halkının kurtuluşunu kendi kurtuluşu bildi. Halkımıza ve vatanımıza düşman Faşistlere karşı mücadelede en ön saflarda yer aldı.
Engin Yoldaş’ımız şunu çok iyi biliyordu:
Devrimcilik, gençlik heyecanıyla girilip çıkılacak bir kulüp değildir. Devrimcilik, boş vakit değerlendirme uğraşı değildir. Devrimcilik, insanın bütün yaşamını halkın kurtuluşu davasına adamasıdır. İşte Engin Yoldaş’ımız da hayatını bu davaya adadı.

Hikmet Kıvılcımlı Usta’mızın öğrencisi ve Hareketimizin bir neferi olarak yaşadı ve mücadele etti. İnsanlıktan çıkmış Faşistler onu bu nedenle hedef aldılar. Çünkü Engin Yoldaş; bilimli, bilinçli, inançlı, kararlı mücadelesini örgüt güdümünde yürüten bir yiğitti. Ve Faşistler yüz yüze karşılaşmaya yürekleri yetmediği için onu arkadan vurdular. Ama Engin Yoldaş’ımız, aldığı kurşun yaralarına rağmen son nefesine kadar direndi. Yiğit Yoldaş’ımız aldığı kurşun yaralarına rağmen “Kahrolsun faşistler” diye haykırdı. Bedence aramızdan ayrılmadan hemen önce de bu toprakların Gerçek Devrimcilerine “Yoldaşlarım mücadelemizi devam ettirsinler” mirasını bıraktı.
İşte Engin Yoldaşımızın bizlere bıraktığı miras budur!
Son nefesine kadar mücadele etmek…
İnandığı davadan bir an bile vazgeçmemek…
Özümüzle sözümüzü bir kılmak…
Halkının kurtuluşu için gerektiğinde canını ortaya koymak!
Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın sözleriyle: “Görev yapıyorduk, muhallebi değil… Görev yapmada çok iyi biliyoruz; vurmak da vardır, vurulmak da. Hepsi vız gelir ve de gelmelidir.” Engin Yoldaş’ımız bu sözün gereğini yaşamıyla yerine getirdi.
Yoldaşlar, bugün Mahmut, İbo, Sadi ve Engin Yoldaşlarımız bedence aramızda değiller; ama mücadeleleri, düşünceleri, cesaretleri ve halka bağlılıkları bizimle! Onların bıraktığı mücadele bayrağını yere düşürmeyeceğiz. Bugün görevimiz bellidir: İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştırmak ve Demokratik Halk İktidarını kurmak!
And olsun ki başaracağız.
Bugün buradan, bir kez daha haykırıyoruz:
Engin Yoldaş ölümsüzdür!
Devrim Şehitleri ölümsüzdür!
***
Mahmut-İbo-Sadi ve Engin Yüzbaşıoğlu Yoldaşlar’ı anma etkinliği, onların bizlere miras olarak bıraktığı mücadele bayrağının Türkiye Devrimi’ni gerçekleştirinceye kadar HKP’li Yoldaşlarının ellerinde dalgalandırılacağı ifade edilerek sonlandırıldı.
Üç Şehitler Ölümsüzdür!
Mahmut-İbo-Sadi Yoldaşlar Ölümsüzdür!
Engin Yoldaş Ölümsüzdür!
1 Eylül 2026
Ankara’dan Kurtuluş Partisi Gençliği