Hasan Tahsin’in İlk Kurşunu Yolumuzu Aydınlatıyor, Emperyalizme ve Ortaçağcı Gericiliğe Karşı Mücadelemiz Devam Ediyor!
Hasan Tahsin’in İlk Kurşunu Yolumuzu Aydınlatıyor, Emperyalizme ve Ortaçağcı Gericiliğe Karşı Mücadelemiz Devam Ediyor!
15 Mayıs 1919 sabahı İzmir Kordonboyu’nda, İngiliz Emperyalizminin maşası Yunan efzon alaylarına karşı patlayan o tek el silah sesi, sadece bir direnişin başlangıcı değil bir ulusun onur, haysiyet ve bağımsızlık haykırışıydı. Hasan Tahsin o gün sadece bir kurşun sıkmadı, emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerin suratına halkın öfkesini de çarptı.
Hasan Tahsin’i sadece bir isim olarak değil, kalemini halkın hizmetine sunmuş yurtsever bir gazeteci ve devrimci bir aydın olarak anıyoruz. O, üzerinde üniforması olmasa da yüreğindeki vatan aşkıyla en ön safta duran bir fikir savaşçısıydı. Şehit olmadan üç ay önce yazdığı “Namus Uğruna” başlıklı yazısında halka şöyle sesleniyordu: “Asi ruhumuzla, coşkun kanlarımızla, hararetli vicdanlarımızla, sökülmeyen dişlerimizle bu memleketi müdafaa edeceğiz.”
O, halkın gerçeklerini haykıran bir aydındı. “Alt Tabaka” yazısında ise sömürüye karşı bayrak açıyor, sömürücü sınıfları dize getirmekten bahsediyordu. Ancak bugün, Hasan Tahsin’in bu devrimci ve laik mirası büyük bir tehdit altındadır. Çünkü emperyalizm, halkı sadece silahla değil, zihinleri teslim alarak da diz çöktürmek ister. AKP’giller eliyle yürütülen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, emperyalizmin yolunu temizleyen ideolojik bir süpürge görevi görmektedir. Laik eğitimi tasfiye edip okullarımızı Peşaver Medreselerine dönüştüren bu Ortaçağcı karanlığın asıl derdi; sömürüye ve işgale karşı direnme gücü elinden alınmış, sorgulamayan ve her şeye boyun eğen bir halk yaratarak vatanı savunmasız bırakmaktır. Zihinleri hurafelerle zincirlenmiş bir toplum, emperyalizmin bölgedeki kirli planları için dikensiz bir gül bahçesi haline getirilmek istenmektedir.
Bu zihinsel kuşatmanın neye hizmet ettiğini anlamak için uzağa bakmaya gerek yok. Bugün, Hasan Tahsin’in ilk kurşunu sıktığı o Ege sularında, bize ait olan 22 Ada ve 2 Kayalığımız Yunanistan tarafından işgal edilmişken AKP’giller’in kılı bile kıpırdamamaktadır. Bu sessizlik, zihni gericilikle kuşatılmış bir yapının vatan topraklarını koruyamayacağının en açık kanıtıdır.
Üstelik bu kuşatma sadece içerideki gericilikle de sınırlı değildir; bu işin askeri ve stratejik karargahı NATO’dur. Eğitimle zihnen, işgallerle fiilen daraltılan topraklarımız, NATO denilen bu kanlı savaş örgütüyle tam bir esarete dönüştürülmek isteniyor. NATO, Türkiye’yi korumaz. NATO, ABD emperyalizminin Yeni Sevr planlarının korumalığını yapar. Bugün Dedeağaç’tan Kürecik’e kadar vatanın her yanını üslerle donatan bu kan emiciler, namlusunu şimdi de komşumuz İran’a doğrultmuş durumdadır. Eğitimde gericiliği hakim kılarak toplumu felç eden AKP’giller, şimdi de Türkiye’yi bir Amerikan projesi uğruna İran’la savaştırmaya, vatan evlatlarını NATO’nun paralı askerleri yapmaya hazırlanmaktadır. Şunu herkes kafasına kazısın, İran’a yönelik her saldırı, aslında Türkiye’nin parçalanmasına yönelik bir adımdır.
Bizler, 17 yaşında Kuvayimilliye Kumandanlığına soyunan Hikmet Kıvılcımlı’nın düşünce oğulları ve kızlarıyız!
Ne Ortaçağcı eğitim modellerinizle çocuklarımızı karanlığa teslim edeceğiz, ne de NATO’nun savaş aygıtı olup kardeş Ortadoğu halklarına, İran’a karşı namlu doğrultacağız.
Hasan Tahsin’in Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın ilk kurşununu atışının yıl dönümünde, onun aziz hatırası önünde bir kez daha söz veriyoruz: Onun sıktığı o mermi, bugün sadece bir anı değil, ülkemizi kuşatan emperyalist ve gerici saldırılara karşı verdiğimiz mücadelenin rehberidir. Hasan Tahsin’in attığı o ilk kurşun yere düşmedi. Biz o kurşunu emperyalistleri, onların savaş örgütü NATO’yu ve yerli işbirlikçilerini bu topraklardan bir daha geri gelmemek üzere gönderene kadar taşımaya kararlıyız.
Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız!
Katil ABD Ortadoğu’dan, ülkemizden Defol!
15 Mayıs 2026
HKP İzmir İl Örgütü