HKP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Ayça OKUR’dan Venezuela Halkına, Venezuela’nın Yiğit Yurtsever Kadınlarına Videolu Mesaj

HKP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Ayça OKUR’dan Venezuela Halkına, Venezuela’nın Yiğit Yurtsever Kadınlarına Videolu Mesaj
3 Ocak 2026’da Emperyalist çakal ABD ve onun temsilcileri, başta Trump olmak üzere tüm avanesi uluslararası hukuka aykırı şekilde, Venezuela’ya alçakça bir saldırı düzenleyerek Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’i esir almışlardı.
Bu hukuka aykırı ve Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’nin egemenliğine müdahale etmek demek olan hain saldırıda da 32’si Kübalı askerlerden oluşan 100’ü aşkın asker ve sivil hayatını kaybetmişti.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına 6 Ocak 2026 tarihinde; başta ABD’nin sapık, manyak, faşist Başkanı Trump gelmek üzere, Uluslararası Hukuka açıkça aykırı olduğu belli olan saldırı ve kaçırma eylemini uygulayan sorumlular hakkında, uluslararası saldırı ve savaş suçu işledikleri gerekçesiyle yargılanmaları için ihbarda bulunarak Maduro ile sevgili eşinin derhal serbest bırakılması için gerekli girişimlerin yapılması talebinde bulunmuştuk.
Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Yaifred Yoldaş; Partimizle bağlantıya geçerek bir kadın hukukçu olarak Av. Ayça Okur’dan; Partimizin yapmış olduğu Uluslararası Ceza Mahkemesi başvurunuz hakkında kısa bir bilgilendirici video çekmesi ricasında bulundu. Çekilen videonun İspanyolcaya çevirtilip Karakas’a iletileceğini, hem bir kadın olarak hem de bir hak savunucusu hukukçu olarak Ayça Yoldaş nezdinde Partimizin sözlerinin daha fazla duyulması gerektiğini ve daha fazla karşılık bulacağını düşündüklerini iletti.
Tabiî ki biz bu ricayı Devrimci bir görev olarak kabul ettik ve Bolivarcı Venezuela Büyükelçiliğine gerçekleştirdiğimiz ziyarette karşılıklı olarak yapılan bilgilendirmelerden sonra talep edilen video Büyükelçilik binasında çekildi.
Merkez Disiplin Kurulu Başkanımız Av. Ayça Okur’un çektiği videonun çözümü aşağıdadır:
***
Sevgi ve Saygıdeğer Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Halkı,
Biz; ABD Emperyalizmine ve onun Ülkemizdeki yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eden,
ABD Emperyalizmini ve ülkemizdeki işbirlikçilerini; onlar tarafından ezilen, sömürülen halkların ortak düşman belleyen,
İnsanlığın kocaman bir aile ve kardeş olacağı komünist bir düzen savunan,
Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist bir Partinin, Türkiye’nin en halksever, vatansever, doğasever Partisi Halkın Kurtuluş Partisi’nin (HKP) hukukçularıyız.
6 Ocak 2026’da, ABD’nin 3 Ocak 2026’da ülkenizin kara ve hava sahasını ihlal ederek Devlet Başkanınız Nicolas Maduro ve sevgili eşi Cilia Flores’i kaçırarak esir alması eyleminden sadece 3 gün sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına suç ihbarında bulunduk.
Bu ihbarımız RR341951825TR no.lu gönderi olup La Haye’e 16 Ocak 2026’da, yerel saatle 09.05’te teslim edilmiştir.
Suç İhbarımızda; ABD Emperyalizminin ve onun faşist ve bunak Başkanı Trump ve tüm yöneticilerinin, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti İktidarı ve yöneticilerini silah ve uyuşturucu suçlamalarıyla ithamının bir demagoji olduğunu,
Bu aşağılık, hain eylemin asıl amacının Operasyonu yöneten ABD Güney Komutanı Orgeneral Laura Richardson’un daha 25 Kasım 2025’te yani abluka sürerken Atlantic Council konuşmasında “Zengin petrol ve altın yataklarının yanısıra Batı orduları ve sanayisine ‘güç veren’ lityum ve diğer nadir toprak elementleri (NTE) olduğu” itirafı ile,
Trump’ın ABD’li petrol şirketlerinin Venezuela’ya gireceği söylemi ve gerekirse ikinci bir saldırı düzenlenebileceği uyarısının açıkça uluslararası hukuka aykırı savaş ve saldırı suçu olduğunu belirttik.
Simon Bolivar’ın Sevgili Torunları,
Sevgi ve Saygıdeğer Venezuela Halkı,
Suç ihbarımızda şüpheli olarak ismini bildiğimiz iki de kadın var:
Pam Bondi (ABD Adalet Bakanı) ve Orgeneral Laura Richardson (ABD Güney Komutanı).
Onlara karşı çok daha fazla tepkili ve öfke doluyuz. Çünkü eğer emperyalizm savunucusu iseniz ve onun bayraktarlığını, savunmanlığını yapıyorsanız, saldırganlığını planlayanlar arasında yer alıyorsanız; bu, kadın olarak çok daha fazla kişilik aşınmasına uğradığınızın göstergesidir.
Esasen mesele cinsiyet meselesi değildir: Sınıf meselesidir. Bir tarafta ezilen İşçi Sınıfı, diğer tarafta ezen işveren sınıfı. Önemli olan insanın nerede, kimin safında, yanında olduğudur, yer aldığıdır.
Şu an karşınızda dünyada emperyalistlere karşı verilen ulusal kurtuluş savaşını zaferle taçlandıran ilk ulusun bir ferdi olarak, Kuvayimilliyeci Mustafa Kemal’in ve kahraman silah arkadaşları önderliğinde kurulan Laik Cumhuriyet’in yetiştirdiği bir kadın hukukçu olarak, bu savaşı zafere ulaştıran nice adsız kadın kahramanın torunu olarak bulunuyorum.
Amacımız, ABD Emperyalistleri ve ülkemizdeki yerli işbirlikçilerinin ülkemizi de içine alan, yine aynı sizin ülkenizdeki gibi siyah altın olarak nitelendirdikleri petrol rezervlerine, doğalgaz kaynaklarına hakim olabilmek amacıyla Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmenin planı olan BOP’a karşı mücadele etmektir. BOP ile ülkemiz yeniden Ortaçağ’ın karanlıkları demek olan şeriatla yönetilen bir düzene doğru hızla sürüklenmektedir. Bu amaçla Laik Cumhuriyet’imizi korumak ve daha da ileri giderek insanın insanı ezmediği, sömürmediği bir dünya kurmak için mücadele ediyoruz.
Biz kadınlar, emperyalizme, feodalizme ve şovenizme karşı verdiğimiz bu mücadelede çok daha fazla yıpranmakta, çifte sömürüye uğramaktayız. İşte tüm bunlara rağmen eğer safımız ezilenden değil ezenden yana ise kişilik değerleriniz erkeklere göre daha da aşınmış demektir. Kadın diye bu savaş suçlularını koruyacak değiliz! Olanağımız olursa Sayın Başkan Maduro ve eşi Yoldaş Cilia Flores’in yargılandığı değil, ABD Emperyalizmini yargılayacağı tarihi duruşmalarda bulunmayı da görev biliriz.
İşte Venezuela Halkının bu emperyalist saldırganlığa karşı çıkan yurtsever kadınları,
Biz kadınlar,
Sizlere, bizlere daha fazla görev düşüyor. Başta biz vatan aşkı ile sarsılmaz bir şekilde emperyalizme karşı mücadele etmeli, sonra eşlerimizi ve çocuklarımızı birer kahraman olarak antiemperyalist mücadeleye yetiştirmeli, eğitmeli, bilinçlendirmeliyiz. Onların sırtında güvendikleri birer dağ olmalısınız. Dağ olmalıyız.
“Bir proleter ‘Karım!’ dediği zaman zihninden şunları da eklemelidir: İdeallerimin yoldaşı, savaş arkadaşım, çocuklarımı gelecekteki savaşlara hazırlayan annesi. Kocasını ve çocuklarını sınıf bilinciyle donatan eşler ve anneler olmalıyız.”
Bu bilim, bilinç ve inançla;
Zafere Kadar Daima! Hasta la victoria siempre!
Örgütsüz Halk Köle Halktır! Örgütlü Halk Yenilmez!
El Pueblo Unido Jamas Sera Vencido!
2 Şubat 2026