Papa’nın Türkiye ziyareti, BOP-Yeni Sevr ihanetinden bağımsız değildir!

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Şu Tayyip’in ve avanesinin şu fırıldak gibi dönüşünü bir izleyelim:
***
Recep Tayyip Erdoğan 2017: Bu gelişmeler bir şeyi çağrıştırıyor. Hayırdır ya Vatikan’da niye bir araya geldiniz? Papa’nın huzurunda niye bir araya geldiniz? Papa ne zamandan beri Avrupa Birliği Üyesi oldu? Ha, Haçlı ittifakı kendini eninde sonunda gösterdi.
***
Halkımıza söylediğin bir tek konuda tutarlı ol! Bir tek sözünden dönme!
Ama yok, bunlar cibilliyetleri iktizası yani doğaları gereği fırıldak gibi dönerler ama bir tek merkeze karşı sadakatle görevlerini sürdürürler.
Kimdir o?
ABD Emperyalist Haydudu. Bunların devşiricisi, örgütleyicisi, iktidara getiricisi ve 24 yıldan bu yana da iktidarda tutucusu.
İşte en son Thomas Barrack’ın söyleyişiyle bunların sahibi Trump ne yapmış?
“Tayyip’e meşruiyet vermiş.”
Yani BOP Açılımını Tayyip ve onun kaset tutsağı Bohçalı’sı birlikte sürdürecekler en önde demiş. Biz de onları iktidarda tutacağız, bu hainane görevi bitirinceye kadar, demiş.
İşte şimdi de ne yaptı?
Amerikalı Papa 14. Leo’nun İznik’e gelerek MS 325 yılında İznik’te toplanan Konsilin 1700’üncü yıldönümünde kutlama yaptı değil mi İznik’te?
İznik demiyor bir de, ne diyor?
Bizans’taki adıyla hitap ediyor; “Nikaia”, diyor.
Daha önce de ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Ortadoğu Genel Valisi alçak, düşmanımız Thomas Barrack ne demişti, bu Fener’de oturan kafayı Türk düşmanlığıyla yakmış Bartholomeos adlı Papaz için?
“Ekümenik Patrik” demişti.
Ne demek “Ekümenik”?
Evrensel yani nasıl Katoliklerin dünyadaki merkezi ve devleti Vatikan ise, Fener Rum Patrikhanesi aynen onun gibi bir devlet olarak Ortodoksların merkezleridir, anlamını içerir bu.
İşte bu Papaz Bartholomeos da yıllardır bu sıfatı kullanarak dolaşıyor. Hatta Ukrayna-Rusya Savaşında bile bir Vatikan benzeri din devletinin temsilcisi olarak bulunuyor.
Bu Fener Rum Patrikhanesi ve diğer Hristiyan, Musevi azınlıkların ibadethaneleri, kurumları bizdeki illerdeki, ilçelerdeki müftülüklerden bir farklı statüye sahip değil. Lozan’ın 44’üncü Maddesi açık; “sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan insanlara din hizmeti vermekle görevli bu kurumlar.”
Ve mütekabiliyet esasına da dayanır. Yani Yunanistan’daki, diyelim İskeçe, Gümülcine vb. illerdeki Müslüman insanlarımızın müftülükleri neyse, buradaki Fener Patrikhanesi’nin ve diğer kurumların yetkileri de statüleri de aynıdır. Ama bu kendini farklı konumlandırıyor. Artık Türkiye erime sürecine girdi, bu iktidarlar artık Türkiye’ye çalışmıyor, yani ABD’li sahip, efendi bunlara ayar veriyor Lozan öncesine Türkiye dönecek, Sevr’e göre yeniden parçalanacak. Onun hayali kuruyorlar bunlar.
Bu Papa’nın ilk yurtdışı ziyaretini, Vatikan dışı ziyaretini Türkiye’ye yapması rastlantısal değil. Aynen Türkiye’nin kuşatılmasının bir parçası. Nasıl Bohçalı ve Tayyip; “kardeşlik”, “barış”, “Terörsüz Türkiye” masallarıyla, maskeleri, kamuflajlarıyla BOP Açılımı başlattılarsa Papa da ekümenik patrik, Fener Rum Patrikhanesi’nin açılımını yapıyor.
Daha önce de Tayyip’in sahibi Trump ne demişti?
“Fener Rum Patrikhanesi’ni böyle tanıyacaksın. Ayrıca Heybeliada Ruhban Okulu’nu da açacaksın”, demişti.
Bu da; “emrin olur” demişti, hazırlıklar sürüyor Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için de.
Bunlar kul ABD karşısında. On yıllar önceki bir banka reklamında söylendiği gibi, onun sloganı gibi, bu Tayyipgiller ve Kaçak ve de Haram Saray avanesinde, ABD Emperyalist Hayduduna karşı “hizmette sınır yoktur”, ne isterse verir bunlar. Bunlar kuldur onun karşısında. Yüzüne karşı “hileli seçimleri en iyi bu bilir”, dedi, sen sahtekârsın, dedi. Ne diyebildi bu, bel bel bakmanın ötesinde?
Hiçbir şey.
Bak, General Mazlum seni bekliyor anlaşmak için, git onunla anlaş, masaya otur, aptal olma, dedi.
Bu ne diyebildi?
Hiçbir şey.
Böylesine zavallı bunlar. Ama ABD Emperyalist Haydudu daha önce de söylediğimiz gibi, özellikle işte böylelerini, sıfır kişiliğe sahip olanları devşirip, kullanmak üzere iktidarlara taşıyor.
İşte böylesine hainane, karanlık günlerden geçiyoruz. Vatikanlı Papa’nın, 325’te de Konsil’in 1500’üncü yıldönümünde bu İznik’i gelip ziyaret etmeleri konusunda, Osmanlı döneminde de talepleri olmuş. Ama Osmanlı bile reddetmiş. Mustafa Kemal 1925’de, bu İznik Konsili’nin 1600’üncü yıldönümünde gelmesine zinhar izin vermemiş; böyle bir şey kesinlikle olmaz, bu ulusal egemenliğimize bir saldırıdır, demiş.
Ama bunlar bu ihaneti yaptılar. Bu dini bir ziyaret değil. Yanı başında; “ben ekümenikim, ben evrensel dünyadaki tüm Ortodoksların temsilcisiyim ve benim Fener’deki Patrikhanem de onların devleti” diyen Bartholomeos var. Bu siyasi bir saldırı. İşte böyle bunlar. Ne dersiniz bunlara?
Bunlarda yiv, set, utanma, arlanma, tutarlılık, omurga yok. İşte cahil, bilinçsiz insanlarımız 24 yıldır bunların peşinden koşuyor. İnsan buna kahroluyor. Görmüyor bunların içyüzünü… görmüyor…
Ama dediğimiz gibi işte Muaviye-Yezid dininin afyonu insanlarımızda zihin hasarı oluşturdu, beyin çürümesi oluşturdu; göremez, algılayamaz, kavrayamaz, düşünemez hale getirdi. Öyle olunca da bunlar kolayca kandırıyorlar. Bir kedi, köpek bile bu kadar kolay kanmaz, bu kadar kolay güven duymaz. Ama zavallı insanlarımız kanıyor işte. Çünkü aklını kullanamıyor ki, akıl devre dışı.
Ne diyoruz?
Her zamanki dediğimizi:
Saygıdeğer Halkımız, tek bir şey istiyoruz; sorgulayan bir akılla, aydınlık bir düşünceyle söylediklerimizi dinle, anla, kavra, değerlendir, yorumla.
Kalın sağlıcakla…
28 Kasım 2025