Meclisteki Amerikan kuklaları ihanetlerini kapalı kapılar ardında sürdürüyor

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Mecliste toplandılar ya bu Amerikan Devşirmesi burjuva siyasetçilerinden oluşan 51 milletvekili; Öcalan ya da barış, kardeşlik, dayanışma, bilmem ne adı altındaki komisyon olarak, ki biz buna baştan beri “BOP Komisyonu”, diyoruz ve bunun yöneticisi de ABD Emperyalist Haydudu CIA, ABD Emperyalist Haydudunun Ortadoğu, özellikle Suriye şefi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’tır. Öbürleri taşeronlar; Öcalan, Bohçalı, Tayyip ve diğer avane.
İşte buna kim katıldı bir de?
Sorosçu Kemal’in yetiştirdiği Yeni CHP’deki çömezler. Büyük bir heveskârlıkla İmamınoğlu Ekrem ve Özgür Özel daldılar bu ihanet sürecinin içine. Yeni CHP de bu ihanet sürecine 11 üye verdi.
Geçen yapılan ikinci toplantıda da ne oldu?
Bu ihanet komisyonunun toplantılarının gizli yapılacağı karar altına alındı. Tutanaklara geçecekmiş ancak tutanaklar ancak 10 yıl sonra yayımlanabilecekmiş.
Düşünebiliyor musunuz?
10 yıl içinde biz nasılsa bu TC’nin, TC vatanının işini bitiririz, diyor bu hainler.
Şimdi bu, CHP tabanından büyük bir tepki aldı tabiî, bu ihanetin açıkça, halktan gizli böyle yapılması.
Bunun üzerine Özgür Özel nam fırıldak ne yaptı Tokat’taki mitingde?
Çalkaladı. Aynen şunları söyledi, izleyelim bir bu düzenbaz Hafızı:
***
Özgür Özel: Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman olduğu gibi asla kapalı kapılar arkasında pazarlığı değil ama silah susacaksa, kan duracaksa, şehit aileleri, gaziler rızalık verecekse, terör bitecekse, teröre giden para bu millete gelecekse o zaman adres Meclistir, dedik.
Geçtiğimiz gün komisyona Milli İstihbarat Teşkilatı geldi, sunum yaptı. MİT mensubu gizlidir, bize de geldiklerinde envai çeşit tedbir alıyorlar. Haklarıdır, yüzü görülürse hedef olurlar. Bu toplantıyı sanki komisyonun bütün toplantıları gizli olacakmış gibi gösterenler var. Açıkça ifade ediyorum, Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu yerde kimse milletten bir şey kaçıramaz, bir şey gizleyemez.
***
Barış olacakmış, silahlar susacakmış, kardeşlik olacakmış, PKK kendini feshedecekmiş. Yahu öyle bir şey yok. Kuzeydoğu Suriye’deki PKK’istan, PYD, YPG ve temsilcileri 100 bin kişilik ağır silahlarla donattıkları orduyu dağıtmamız söz konusu değil, diyorlar. Kimse bizden böyle bir talepte bulunmasın, diyor sözcüleri İlham Ahmed. Hâlâ bunlar keriz yerine koydukları milleti kandırma derdinde. Yahu eşeklerin bile güleceği, Suudi’nin bütün çöl develerinin kahkahadan sırt üstü yere düşeceği sözde bir silah teslim töreni yapıldı.
30 tane PKK’li geldi ne yaptı?
Tırışkaya çıkmış silahlarını bir sacın içine, yarım küre şeklinde oluşturdukları sacın içine koyup yaktılar.
Öcalan ne diyor buna?
Tamam, bu silahlar yakılır sonra yeniden silahlanır bu savaşçılarımız, diyor. Burada bir sorun yok ki, diyor.
Yahu bu komediye, bu soytarılığa insanlarımızın inanmasını bekliyor bu hainler. İnsanlarımızı bu kadar ahmak yerine koyuyor bunlar.
Tamam, barış olur, silahlar da susar.
Sevr Haritası hayata geçmişti ve silahlar susmuştu değil mi?
Memleket Sevr’e göre işgal edilmişti, patlayan bir silah yoktu.
Ama ne olmuştu vatan?
Dört bir tarafından Emperyalist Haydutlar tarafından işgal altına alınmıştı. İşte buna Kuvayimilliyeci atalarımız isyan ettiler.
Ne dedi Kuvayimilliyeci Atalarımızın Önderi Mustafa Kemal?
“Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır”, dedi.
Evet, silaha sarıldı.
Özgür Özel Hafızı ne diyor?
Sadece bu toplantı için böyle bir gizlilik kararı alındı. Oraya MİT Başkanı Kalın İbrahim geldi, bunlar hadi gizlidir filan, o yüzden biz de bu gizlilik kararını olumlu bulduk, diyor.
Yahu Kalın İbrahim’i, Tayyip yirmi yıldır sepet gibi kolunda nereye giderse taşıyor yahu.
Bunu Türkiye’de tanımayan mı var?
Gizli olacakmış da tanınmayacakmış, şuraya bakın…
Yahu bu Kalın İbrahim’i CIA devşirmiş, kod adı vermiş. TR-326 diye, kod adı vermiş buna.
Bunun derlediği bilgiler öncelikli olarak nereye gider?
CIA’ya gider, sonra Saraya gider.
İşte ne acınacak durum, değil mi arkadaşlar?
Türkiye’nin istihbaratının başına getirilmiş insan CIA tarafından devşirilmiş. Bizim gençlik yıllarımızda da General Fuat Doğu vardı. O da CIA’nın Ortadoğu’daki kaşar ajanı Ruzi Nazar tarafından devşirilmiş ve CIA’ya angaje edilmişti. Ve Süleyman Demirel’in en uzun süre dışişleri bakanlığını yapan İhsan Sabri Çağlayangil, 1975 yazında, ki biz o zaman askerdik, Politika Gazetesi’nden gazetenin editörü İsmail Cem’e verdiği bir röportajda aynen şunları söylüyordu;
CIA oymuş altımı, diyor. Benim MİT Başkanım bilgi topluyor ama topladığı bilgiler benden önce CIA’ya gidiyor, diyor. Aramam ben, CIA ele geçirmiş burayı, oymuş altımı, arasam da bulamam ki, diyor.
Bunu kaç yazımızda aktardık. O yıllardan beri değişen bir şey yok. Hep dediğimiz gibi; 1950’den itibaren hele 1952’de NATO’ya girişten itibaren, Türkiye Devletinin mahrem sırrı diye bir şey yok. Devleti de siyasileri de medyayı da kurumları da Orduyu da bütünüyle ABD Emperyalist Haydudu yönetiyor.
Şimdi bu Özgür Özel Nam Hafızın sahtekârlık yaptığını bir belgeyle daha ortaya koyalım, arkadaşlar:
Tayyip’in AKP’giller’inin Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas Milletvekili, 11 gün önce bakın bu konuya ilişkin ne demiş:
***
Abdullah Güler: Bu komisyonda değerlendirilecek, değerli arkadaşlar. Tabiî nitelikli çoğunluk olmasını biz de arzu ederiz çünkü komisyonun tüm bileşenlerinin, tüm parti gruplarının ortaklaştığı, desteklediği alanda biz nitelikli çoğunluğu da arzu ederiz. Bu konularda da zaten başından itibaren de bir sorun yoktu, arkadaşlar. Yani biz, bu komisyonun ilk kurulma aşamasındaki durumdan itibaren, biz nitelikli çoğunluğu her zaman arzu ettik, destekledik ve tüm parti gruplarının desteklediği bir öneriyi, çalışmayı ortaya koymaktır esas amaç, bu konuda bir sorun yok.
Muhabir: Beşte üç olmanın, bir parti üye vermezse eğer 48 üye üzerinden mi?..
Abdullah Güler: Onu komisyon kendi değerlendirmesi içinde yapacaklardır. Yani şu anda bizim kendi önerimizin ne olduğunun önemi yok. Komisyon bir araya geldikten sonra buna göre bir yol haritası ve çalışma prensiplerini ortaya koyacaktır.
Muhabir: Gerçekleştirilecek toplantılar basına açık mı gerçekleşecek?
Abdullah Güler: Yok arkadaşlar, basına kapalı, kendi özelinde bir çalışma yapacak. Bu bir İhtisas Komisyon gibi, bir kanun teklifini görüştüğü bir alan değil. Orada yapacağı çalışmayı, ortaya koyacağı değerlendirmeyi, bu konuda kendi değerlendirecektir. Dolayısıyla mahrem alanda bilgiler alınacak, süreç izlenecek, kalıcı hale gelmesi noktasında neler yapılacağı konuşulacak. Kapalı bir çalışma sistemi uygun olacaktır.
***
Ne diyor?
Buraya devamlı gizli bilgiler gelecek, diyor. Bunun halka açık edilmesi sürecin başarıya ulaşması için engel oluşturur, diyor. Gizli yürütülmesi gerekir bu sürecin, diyor.
Peki, geçenki komisyonun başkanlığını ve açış konuşmasını yapan Tayyip’in mamalayarak (Has Parti’nin lideriydi bu Kurtulmuş Numan), oradan takla attırıp yörüngesine çektiği hafız Kurtulmuş Numan ne diyor bakın bir:
***
Numan Kurtulmuş: Şimdi değerli arkadaşlar, usul gereği bu toplantının tam kapalılık ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmesi için konuyu oylarınıza arz ediyorum. Toplantının tam kapalılık ilkesiyle yapılmasını isteyenler lütfen ellerini kaldırsın.
Kabul etmeyenler?
İttifakla toplantının tam kapalılık ilkesinde gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.
Bildiğiniz gibi ama bildiğinizi bir kere daha tekrar etmek isterim, tam kapalılıktan kasıt şudur, buradaki konuşmalar tam tutanak altına alınacak ama asla yayınlanmayacaktır. Yani komisyon üyeleri dahil hiç kimseye belli bir süre, on yıl süreyle bu tutanaklar verilmeyecektir ve bu toplantıda konuşulan hiçbir konu, hiçbir şekilde dışarıda mevzu bahis edilmeyecektir. Bu, işin selameti ve hassasiyeti bakımından önemlidir.
***
Kalın İbrahim’den, şundan, bundan söz etmiyor.
Komik, çünkü Kalın İbrahim’i bilmeyen mi var?
Televizyon izleyen herkes bilir.
Ne diyor, söz ediyor mu Kalın İbrahim’den?
Yok.
Süreç gizli yürütülecek, diyor. Yani halk ahmak, halk anlamaz bunları, diyor. Biz iyice bir doğrayalım, halkın önüne yemesi için koyalım, mecburen yiyecek ondan sonra, diyor. Yeter ki biz el birliğiyle bu ihanet sürecini sonuca ulaştıralım, diyor.
Yahu bir de kimden gizliyorsun?
Orada DEM’in beş tane milletvekili var.
Onlar DEM’e götürmeyecek mi orada konuşulanı iğneden ipliğe? Oradan İmralı’ya, Öcalan’a iletilmeyecek mi? Kandil’in baronlarına iletilmeyecek mi?
İletilecek.
CHP’de TR-705 kod adlı Sezgin Tanrıkulu, bunu sahibi olan istihbarat kurumu Stratfor’a iletmeyecek mi?
İletecek.
Ama sadece kimden gizleniyor?
Zavallı, cahil halkımızdan. Çünkü bunlar halkımızı sadece, en iyimser nitelemeyle oy davarı olarak görürler. Kandırmak için her türlü numarayı oynarlar, her türlü sahtekârlığı, dalavereyi yaparlar, her türlü aldatmacayı yaparlar bunlar. Onun uzmanı, onun ustası bu hainler. İşte böylesine hainane, aşağılık bir süreç yürüyüp gidiyor.
Saygıdeğer Halkımız;
Burada bütün iş; senin idrakine, anlayışına, kavrayışına ve uyanışına kalmış. Eğer CHP’nin, aslında Yeni CHP demek lazım çünkü Gazi Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin CHP’siyle zerre ilgisi yok bu Sorosçu Kemal’in tersine çevirdiği Yeni CHP’nin, Sorosçu Kemal’in çömezleri Özgür Özel ve İmamınoğlu Ekrem bu ihanet sürecine girmezlerse bunun başarıya ulaşması imkânsız bizce. Ama ABD Emperyalist Haydudu onlara da bu buyruğu veriyor. Siz de katılacaksınız buna, diyor. O yüzden mecbur hissediyorlar bunlar kendilerini.
Zaten Öcalan da DEM de ısrarla CHP’nin de bu süreçte yer alması gerekir, dediler. Çünkü onlar bu Yeni CHP’nin başındaki şeflerden çok daha sınangılı, deneyimli, kaşar ve akıllı. Biliyorlar Yeni CHP bu ihanete bulaşmazsa hainlik süreçleri akamete uğrayacak, başarıya ulaşmayacak. Ama işte bu üretilmiş muhalefet de ABD’li Efendilerinden aldığı buyruk üzerine atladı gitti.
Evet Saygıdeğer Halkımız;
Yine tek bir şey isteyelim; sorgulayan bir akılla bizi anlamanı. Kanaat oluştur, inan ama önce sorgula, senden istediğimiz bu.
Kalın sağlıcakla…
11 Ağustos 2025