BOP’çulukta Tayyip’le, Apo’yla, D. Bahçeli’yle yarışıyor

Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Sorosçu Kemal’in en kallavi çömezi İmamın Oğlu Ekrem, Silivri’den İngiliz Emperyalizminin sözcülerinden The Economist’e bir mesaj gönderiyor.
Şimdi birkaç cümle okuyalım o mesajından. Veryansın com.tr, 7 Ağustos 2025’ten okuyoruz:
“Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, The Economist’e yazdığı yazıda; PKK açılımının memnuniyetle karşılandığını, sürecin tarihsel bir fırsat sunacağını söyledi. İmamoğlu, yazıda eşit yurttaşlık talebinde bulundu.”
Tarihsel bir fırsat sunuyormuş bu PKK açılımı. Ki aslında bu Açılım; BOP Açılımı, ABD-CIA Açılımı, Tom Barrack Açılımı, Öcalan-Bohçalı-Tayyipgiller Açılımıdır. Dedik ya; büyük bir heveskârlıkla sürecin ilk adımında atladı içine diye Özgür Özel Hafızıyla birlikte.
Devam ediyor bu İmamın Oğlu Ekrem Nam Hafız:
“Esad Rejimi sonrası önemli bir imkân var”
“Suriye’de Esad rejiminin çöküşüyle ivme kazanan bölgesel dönüşüm, Ortadoğu’da barış, uzlaşma ve yeniden yapılanma sürecine anlamlı ve yapıcı bir katkı sağlanması için önemli bir imkân sunuyor.”
Haine bakın!
Esad’ın BAAS İktidarı çöktü, ne oldu ondan sonra Suriye’de?
Şu an en az dört-beş parçaya bölündü Suriye.
Malta Adası’ndan daha büyük bir toprak parçasına kim el koydu?
Siyonist İsrail el koydu. Hermon Dağı’nın eteklerinden Şam’ı gözlüyor. Şam’daki Arapların günlük rutinlerini izliyor bire bir. Bu kadar işgalini ve hegemonyasını geliştirdi, güçlendirdi Suriye’de.
Kuzeydoğu Suriye’de ne var?
Pekekistan var. Sayısı 20-22’yi bulan Amerikan Üssüyle ABD Özel Kuvvetleriyle Blackwater’larıyla birlikte el ele, kol kola halay çeken, iç içe geçmiş Ferhad Abdi’nin PKK’nin, PYD’nin, YPG’nin Pekekistan’ı var. 100 bin kişilik ağır silahlarla, hava savunma silahları da dahil olmak üzere, donatılmış bir orduya sahip bu Pekekistan.
Geçenlerde bir toplantı yaptılar. Pekekistan’ın sözcüsü Trump’ın “General Mazlum” diye adlandırdığı, madalyaladığı Ferhad Abdi’yle beraber Alevi Arapların Şeyhi ve Dürzi Arapların Şeyhi üçü bir arada toplantı yaptılar.
İşte resimleri…

Ne diyor bunlar?
“Asla Şam yönetimiyle bir arada olamayız, biz federasyon istiyoruz”, diyorlar.
Yani Kuzeydoğu Suriye’de Pekekistan, Akdeniz’e yakın bölgede Alevi Devleti, Güney Suriye’de Dürzi Devleti. Ve Şam ve civarında da El Kaide, El Nusra, IŞİD, HTŞ ve Golani haininin liderliğindeki Şeriatçı Sünni İslam Devleti.
Kaça bölünmüş oluyor Suriye?
Colani’nin Ortaçağcı şeriatçı Sünni İslam Devleti, Batıda İsrail’in Golan Tepeleri ve Hermon Dağı civarında oluşturduğu yeni işgal ettiği bölge; Siyonist İsrail Devleti. Üçüncüsü Güneydeki Dürzi Devleti. Dördüncüsü de Kuzeydoğu Suriye’deki Pekekistan.
Demek ki dört parçaya şu anda Suriye bölünmüş durumda açık, net, kesin.
Ne diyor bu İmamın Oğlu Ekrem denen hain?
“Bu barış için büyük bir imkân sundu bölgede”, diyor.
Ya… Barış filan yok, bundan sonra daha yoğun paylaşım savaşları yaşanacak bu bölgede.
Ama Beşşar Esad Rejimi çöker çökmez Golani’yi ilk tebrik etmek üzere kim koşmak istedi?
Bu İmamın Oğlu Ekrem.
Ama Tayyip onu blokaja aldı; “dur bakalım, bu işte ilk adımı atmak bizim hakkımız”, dedi. Ve CIA’nın TR-326 Kod adıyla ajanlaştırıp numaralandırdığı Kalın İbrahim’i gönderdi, şu anda da MIT Başkanı değil mi?
Ya şaka gibi yahu…
CIA devşirmiş kod adı vermiş, bu adam Türkiye’de Millî İstihbaratın başında. Kime çalışır bu?
Muhakkak ki öncelikle CIA’ya.
Onu gönderdi.
İmamın Oğlu adlı Hafız’a göre, büyük bir barış için imkân sunuyormuş bölgede bu durum. Ama; ben Amerikan ve Avrupa Birliği Emperyalistlerinin hizmetkârıyım, diyor. Size sadık bir şekilde hizmete hazırım, diyor. Ondan böyle övgüler düzüyor güzellemeler yapıyor Suriye’deki yıkıma, tahribata.
Ve devam ediyor Hafız:
“Ortadoğu’da AB ile işbirliği mümkün”
“Türkiye, eğer tüm topluluklar için adalete ve kapsayıcılığa dayalı bir dış politika izlerse, özellikle Suriye’de çok şey yapabilir. Ortadoğu Avrupa Birliği ile daha yakın işbirliği de mümkün; ancak bunun için içeride demokratik meşruiyete ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir dış politika gerekir. Temel hak ve özgürlüklerin korunması, Türkiye’nin askıya alınmış AB üyelik sürecini de canlandırabilir.”
Yani burada Avrupa Birliği Emperyalistlerine de hizmete hazır olduğu mesajını veriyor. AB sürecini hızlandırırız, sizin istediğiniz şekilde BOP Haritasına göre parçalanmış Türkiye’yi Avrupa Birliğine beraberce sokarız, üye yaparız mesajı veriyor bu hain.
Bunun ciğerinin beş para etmediğini ve iğrenç, aşağılık bir ruhiyata sahip olduğunu Nagehan Alçı denen paçavrayı gazeteci diye yanına alarak gösterdi. Daha önce de söylemiştik; FETÖ’nün Ergenekon, Balyoz kumpası süreçlerinde ne demişti bu kadınlığından kendisini arındırmış insan sefaleti Nagehan Alçı?
“Subay eşleri maarif takvimine soyunsunlar”, demişti.
Böylesine aşağılık, iğrenç bir paçavra bu. Şimdi de daha önce de söylediğimiz gibi Yunanistan’ın İstanbul Konsolosluğundaki diplomat sıfatlı bir ajanla birlikte yaşıyor değil mi?
Onunla el ele, kol kola görüntü veriyor.
İşte bunu koltuğuna takıp, Karadeniz gezisine çıktı bu İmamın Oğlu Ekrem. İşte arşiv, işte fotoğraf ağızları kulaklarında ikisinin de.

Bunlar aynı yolun yolcusu, aynı çamurdan yoğrulma bunlar. Bunların Türkiye’yle, Türkiye Cumhuriyeti’yle zerre miktarda bir ilgileri yok.
Bütün bu mesajlarıyla ne diyor bu İmamın Oğlu Ekrem?
“Bu Tayyip, Bohçalı artık yürüyen ceset durumundalar, bunlar görevlerini yaptı, size hizmetlerini etti, bunları emekliye ayırın. Ve çıkar arabanıza genç, acar, güçlü, beygirleri koşun. Sizin çıkarlarınıza çok iyi hizmet ederiz”, diyor aslında bu.
Yani “bu BOP Açılımını ben de onlardan daha iyi bir şekilde hayata geçiririm, o haritaya göre Türkiye Cumhuriyeti’nin canına okur, vatanını parçalarım”, diyor. Elbirliğiyle bunu yaparız diyor, anlamı bu.
Evet Saygıdeğer Halkımız;
İşte Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin, CHP’nin tepesini tutmuş bu hainler, gerçek CHP’yle ve gerçek CHP’nin değerleriyle bağlarını kesmiş; Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin CHP’sinin Altı Ok’unun tamamını reddetmiş durumdalar. Daha önce de söyledik bunlar; DEM’le, yani PKK’yle, AKP’nin bileşkesi olan bir rotada ilerliyorlar.
Saygıdeğer Halkımız;
Eğer bunların içyüzlerini böylece görmezsen, uyanmazsan, aklını başına almazsan vatanın da elden gidecek.
Sorgula, düşün!
İnsanın diğer canlılardan en büyük farkı zekâsını, zihnini işletebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Eğer onu gerektiği gibi kullanmazsan diğer canlılardan bir farkın kalmaz.
Bak, gözle, sorgula, araştır ondan sonra hüküm oluştur. Önce sorgula! Önyargılarının esiri olma, kurbanı olma.
Evet, Saygıdeğer Halkımız;
Her seferindeki gibi bir tek şey istiyoruz senden: Anlaşılmak.
Kalın sağlıcakla…
09 Ağustos 2025