Gücünü AB-D Emperyalistlerinden alan Ermenistan, Azerbaycan’a saldırmaya, katletmeye devam ediyor

14.07.2020
148
A+
A-

Ermenistan cephesinde hiçbir şey değişmiyor. 1915’lerde de arkalarına Batılı Emperyalist Çakalların gücünü, yaşam bulamayacak vaatlerini, “Denizden denize Büyük Ermenistan” illüzyonunu alıp arkadan saldırmışlardı Türk ve Kürt Halkına. Bugün de AB-D Emperyalistlerinin ve Yeni Emperyalist Rusya’nın desteğiyle Azerbaycan Halkının üzerine saldırıyor, katlediyor.

Bu seferki saldırdıkları yer Azerbaycan’ın askeri olarak yığınak yaptığı şehirlerden olan Tovuz şehri. Ermenistan’ın saldırıları yine bir sabah ansızın, yine sinsice, yine kalleşçe. Azerbaycan, biri general olmak üzere 11 askerini kaybetti bu saldırıda. Ve elbette Azerbaycan karşılık verdi, direndi ve püskürttü Ermenistan’ın hiçbir ulusal ve uluslararası hukuka, meşrutiyete, haklılığa dayanmayan saldırılarını.

Ve AB-D Emperyalistlerinin güdümündeki BM açıklama yaptı:

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Azerbaycan- Ermenistan sınırında yaşanan çatışmalardan derin endişe duyduğunu belirterek çatışmalara son verme, gerginliği azaltma ve provokatif söylemlerden kaçınma çağrısı yaptı.

“Guterres, sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Ermenistan sınırında ağır silahlarla yapılan ve ölümle sonuçlanan çatışmalardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

“Her iki ülkeye de çatışmalara son verme, gerginliği azaltma ve provokatif söylemlerden kaçınma çağrısında bulunan Guterres, söz konusu tehlikeli duruma ve uzun süredir devam eden Karabağ sorununa barışçıl ve müzakere edilmiş bir çözüm için destek olma önerisini yineledi.”

Ve insan soyunun en büyük düşmanı ABD Emperyalistleri açıklama yaptı:

“ABD Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan’ın Azerbaycan’a top atışlarıyla saldırı girişiminin ardından yazılı bir açıklama yayımladı.

“Taraflar arasındaki çatışmanın ‘en güçlü şekilde kınandığı’ belirtilen açıklamada, ‘Tarafların güç kullanmayı derhal bırakmalarını, şiddetin daha fazla tırmanmasını önlemek için aralarında doğrudan iletişim kurarak ateşkese uymalarını istiyoruz’ ifadelerine yer verildi.

“Ayrıca ABD’nin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) eş başkanı olarak Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun barışçıl çözümü için yardımcı olmaya kararlı olduğu vurgulanan açıklamada ‘Bu hedefe ulaşmak için aktif olarak çaba göstermeye devam edeceğiz’ ifadesine yer verildi.”

Saldıran Ermenistan, mağdur Azerbaycan.

Katleden Ermenistan, halkını savunan Azerbaycan.

Emperyalistlerin gücünü arkasına alarak işgal eden Ermenistan, bu işgale karşı topraklarını koruyan, toprakları için savaşan Azerbaycan.

Nerede bu açıklamalarda adalet, hakkaniyet? Sen saldıran ile saldırıya uğrayanı aynı kefeye koy, her ikisine itidal çağrısında bulun, her iki tarafa da; güç kullanmayı derhal bırakın, de. Olmaz böyle bir şey. Ermenistan gelmiş ülkeni işgal ediyor arkasına ABD-AB Emperyalistlerinin gücünü alarak, Azerbaycan Halkının en doğal hakkıdır karşı koymak. Bu işgale, bu saldırıya, bu tacize karşı yapılacak her şey meşru savunmadır, haklıdır, doğrudur.

Her ağızlarını açışlarında emperyalistler Dağlık Karabağ sorununun barışçıl çözümünden söz ederler. Ortada bir sorun yok, ortada Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ın da içinde olduğu Azerbaycan topraklarının beşte birine denk düşen 14.400 km2’lik alanı haksız işgali var. Söylenmesi gereken, Ermenistan işgal ettiğin toprakları terk et, haksız işgaline son ver. Ama bunu söyleyebilmek için adaletli olman lazım, halkların dostu olman lazım, insan yüreği taşıyor olman lazım ve Devrimci olman lazım.

Ama AB-D Emperyalistlerinde olan Halk düşmanlığıdır. Onlar durup dinlenmeden Halkları birbirine düşürürler, aralarına giderilmesi güç düşmanlık tohumları ekerler. Böyle devam ettirirler varlıklarını ve egemenliklerini. Kandan, kinden ve düşmanlıktan beslenirler AB-D Emperyalistleri. AB-D Emperyalistlerinin çekim merkezine giren, onların boş vaatlerine inanan; “Denizden denize Büyük Ermenistan”, idealini gerçekleştirebilmek için her yolu mubah sayan Ermenistan gibi ülkeler de, ulusal kimliklerini başka halklara düşmanlık üzerine inşa ederler. İşte Ermenistan’ın burjuva egemenleri de ulusal kimliklerini Türk Düşmanlığı üzerine inşa ettiler. O yüzden acıma hisleri olmaz katliam yaparlarken. İnsan olduklarını unuturlar kan dökerlerken.

25 Şubat 1992’yi 26 Şubat’a bağlayan gece, Ermeni güçlerinin Azerbaycan’ın Hocalı Bölgesinde yaptıkları katliam bu çerçevededir. Ermeniler Türk düşmanlığı üzerine inşa ettikleri için ulusal kimliklerini, 613 Azeri’yi çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden akla gelmeyecek işkenceler uygulayarak katlettiler. Sonra da bu insanlık dışı işkencelerini ve katliamlarını bir marifetmiş gibi kitaplaştırdılar. Yeni nesillerine aktarabilmek, onların içinde de emperyalizme hizmet eden aynı kin ve öfkeyi uyandırmak için. İnsanlığın yüz karası bu katliamdan gurur duyarak bahsettiler, çünkü insanlıklarını-insan yanlarını bu katliamda kaybetmişlerdi artık.

Aslında katliamın ağababası, ABD ve AB (AB-D) Emperyalistleridir. Bu kan içiciler, Sosyalist Kamp’ın çöküşüyle birlikte dünyayı yeniden şekillendirme planlarının bir parçası olarak Ermenistan’ı Azerbaycan’a saldırttı. Bunu yaparken, Ermenistan’ı, askeri, ekonomik ve siyasi olarak desteklediler. Bu saldırı sonucunda bugün, Azerbaycan topraklarının beşte biri (% 20’si) Ermenistan’ın işgali altındadır. 700 bin civarında Azeri Halkı, işgal edilen topraklardan çıkarıldı. Ve kenar bölgelerde yaşayan 300 bin civarındaki halk da korkarak o bölgeleri terk etti. Yani bir milyon civarındaki Azerbaycan Halkı topraklarından, yerlerinden yurtlarından edildiler. 20 bin civarında Azeri de canından oldu.

Ermeni burjuvalarının etkilediği Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı sırasında yine Batılı Emperyalistlerin piyonu rolünde, özellikle Doğu Anadolu bölgemizde katliamlar yaptılar. Olaylar karşısında Osmanlı’nın uyguladığı göç ettirme-tehcir çözümü sırasında hayatını kaybeden Ermeniler için, “Ermeni Soykırımı” adı altında dünyayı ayağa kaldıran AB-D Emperyalistlerinin, 1992’deki olaylar sırasında hiç sesi çıkmadı. Çünkü Ermeni Devleti onlara hizmet ediyordu. Bu hizmeti yaparken yapılan her türlü zulüm mubahtı, onlara göre.

Hocalı Katliamı’nı niye yaptı Ermenistan?

Sovyetler’in dağılmasıyla birlikte, Türk Cumhuriyetleri Türkiye’yle güçlü bağlar kurmasın, Türkiye bölgede birleşmiş bir güç olmasın diye.

İşgal altındaki Dağlık Karabağ bölgesi, bulunduğu konum itibarıyla Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasında önemli bir mevzidir. Emperyalistler bu bölgeyi ve ayrıca on bin kilometre karelik Azerbaycan toprağını işgal ettirerek Türk Cumhuriyetlerini Türkiye’den ayıran bir sınır çizmişlerdir. Arap Ulusunun bağrına sapladıkları İsrail kaması gibi, Türk Dünyasının bağrına da Ermenistan kamasını saplamışlardır böylece. Ayrıca Türkiye’nin bu olaylar karşısında hiçbir siyasi-askercil tavır gösteremeyeceğini bildikleri için, bu vesileyle Türkiye’yi, Türk Cumhuriyetlerinin gözünde itibarsızlaştırmışlardır da. Emperyalistleri haklı çıkarmıştır o günkü AB-D uşağı, yüreksiz, çapsız iktidar. Bugün de AKP’giller, emperyalistleri haklı çıkartmaya devam ediyor. Zaten bunun için, bugünler için halk düşmanı iktidarları yaratıyor, ortaya çıkartıyor emperyalistler. Göstermelik sözlü bir tepkinin ötesinde, atılan hamasi nutukların ötesinde hiçbir tepki gösterilemiyor.

Devrimci tavır, olayları olduğu gibi görmeyi ve buna uygun davranmayı gerektirir. Hocalı Katliamı, AB-D’li Emperyalistler tarafından Ermenistan’a yaptırılmıştır. Sonrasında Ermenistan tarafından Azerbaycan topraklarına yönelik saldırılar, bugün Tovuz şehrine yapılan saldırı ve 11 askerin katledilmesi, AB-D Emperyalistlerinin dünyayı yeniden şekillendirme planlarının bir parçasıdır. AB-D Emperyalistlerinin o bölgede Türk Halklarının bağrına bir kama olacak yeni bir İsrail, Hıristiyan bir İsrail yaratma planlarının bir parçasıdır.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak bizler Gerçek Devrimciyiz, Gerçek Halkçıyız, Gerçek İnsanız, Gerçek Yurtseveriz ve Bilimcil Sosyalizmin yani Gerçek Devrim Biliminin bu topraklardaki tek savunucusu ve mücadelecisiyiz. Bizim ideolojimizi oluşturan bütün temel tezlerimiz, İşçi Sınıfı Biliminin, yani Marksizm-Leninizmin prensipleriyle bire bir uyumludur. Ve büyük devrimci önderlerin mücadelelerinin ve ideallerinin günümüz şartlarına uyarlanmış sentezidir. Bu şaşmaz ideolojimiz doğrultusunda bizler bütün Türklerin birliğini istiyor ve savunuyoruz. Tabiî bu konuda mücadele etmeliyiz. Bunun yol ve biçimlerini akla, bilime, hakkaniyete en uygun şekilde belirlemeli, programlaştırmalıyız…

Bunu sağladık mı Edirne’den Doğu Türkistan’a kadar uzanan devasa coğrafyada, doğal coğrafyaya dayanan yeni bir Sosyalist Ülke oluştururuz. Bu ülkeyi sömürmeye, onun dirliğini bozmaya hiçbir emperyalist haydut devletin gücü yetmez. Zaten yarattığı caydırıcılıktan dolayı bu ülkeye emperyalistler yan bakmaya bile cesaret edemezler…

Tabiî biz Latin Amerika’nın da, Siyah Afrika’nın da, 22 parçaya bölünmüş Arap Ulusu’nun da tek bir ülke altında birleşmesini istiyoruz. Bu gerçekleşince, dünyayı yüzyıllardan beri kan ve ateşe boğan, yüz milyonlarca masum insanın canına kıyan ve dünyanın hemen her yerini yağmalayan, pazarlarını eline geçiren AB-D Emperyalistleri, Rusya ve Japonya Emperyalistleri, insanlığa artık zarar veremez olurlar. Dünya barış ve kardeşlik çağına adım atar böylece…

O günler mutlaka gelecek. Buna dair inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak Ermenistan’ın kardeş Azerbaycan Halkına yönelik saldırısını lanetliyor, Azerbaycan Halkının her zaman yanında olduğumuzu bildiriyoruz. Şehit edilen askerler için Azerbaycan Halkına ve temsilcilerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

14.07.2020

 HKP

Genel Merkezi