Genel Başkan’ımız Nurullah Efe Ankut: İnsan olmak…

29.06.2023
94
A+
A-

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Çok sevdiğim ozanımız Neşet Ertaş der ki;

“Herkes insan doğar, ama insan olarak ölmez herkes.”

Yine sevdiğim şairimiz Edip Cansever de der ki;

 

Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak,

bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.

 

İşte bu sebeple, mahalledeki eşimle birlikte baktığımız sokak hayvanlarına zulüm uygulayan ve bu sebeple bizimle karşı karşıya gelen zalim hayvan düşmanlarına karşı verdiğimiz mücadelede davalarımız oldu. Şikayet ettiler bizi. İşte o mahkemenin ikisinde yaptığımız savunmayı yoldaşlarımız kitaplaştırdı. Kitabımızın adı; “İnsan Kalmak Kolay Değil”… “Kedi Davaları Savunmaları” alt başlığı da, arkadaşlar.

Peki, insan olarak yaşayabilmek ve insan olarak bu dünyadan ayrılabilmek için ne yapmamız gerekir?

İki şey…

Bir; sadece gerçeğe odaklanmış, gerçeği arayıp bulmaya odaklanmış, yani aslında ne ise gerçeği öylece kavramaya, çözümlemeye odaklanmış, sorgulayan bir akla sahip olmamız gerekir.

Doğayı ve toplumu anlamak için başka bir silahımız yok, arkadaşlar. Özgür bir akla, özgür bir düşünceye, aydınlık bir düşünceye sahip olmamız gerekir. Dolayısıyla da her türlü önyargıdan-bönyargıdan zihnimizi  arındırmamız, temizlememiz gerekir. Çünkü 3 yaşımızdan itibaren devamlı yükleme yapılır zihnimize. Ailemiz tarafından, çevre tarafından, okul tarafından, televizyonlar, gazeteler tarafından devamlı zihnimiz yüklenir, arkadaşlar. Farkına varmadan zihnimiz bu birbiriyle çelişik, karmakarışık ve çoğu da ne yazık ki yanlış olan düşüncelerle doldurulur. İşte o bakımdan ancak sorgulayan bir akla sahip olursak, işleyen bir zihne sahip olursak, zihnimizi yanlış düşünceler çöplüğü olmaktan kurtarabilir, koruyabiliriz.

İki; merhamet dolu bir yüreğe sahip olmamız gerekir.

İnsanlara, hayvanlara ve doğaya sevgiyle yaklaşan bir yüreğe sahip olmamız gerekir. İnsanlığa, halkımıza, vatanımıza faydalı olmayı amaçlayan bir yaşam biçimini benimsememiz gerekir.

İşte biz bu amaçla bir hayat yolu belirledik, bir yol çizdik. Sadece savaşmadık; insanlığa, ülkemize ve halkımıza nasıl faydalı olabiliriz, diye düşündük, araştırdık, çözümlemeler yaptık ve onları ortaya koyduk. Ve kitaplaştırdık çoğunu…

Din gibi, insan hayatında çok önemli rol oynayan bir olguyu dün aşağı yukarı bir saatlik bir videoyla en öz biçimde ortaya koymuştum.

Biliyorsunuz, ülkemizde 4 bin 413 İmam Hatip okulu var. Milyonlarca yavrumuz bu okullardan geçiriliyor. 40 bin Kur’an Kursu var. Yine 100 binlerce yavrumuz buralarda tutuluyor, sözümona eğitim veriliyor oralarda onlara. Ve yine 98 İlahiyat Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi aynı işi yapıyor. Onlar da Muaviye-Yezid İslam’ı öğretiyor. Ve 145 bin kişilik Diyanet kadrosu aynı işi yapıyor. Ve yüzlerce televizyon ve radyo aynı işi yapıyor.

Neyi öğretiyor bunlar?

Sadece Muaviye-Yezid İslam’ını öğretiyor.

Yoksa İslam’ın ruhu ne, esası ne, Hz. Muhammed’in gönlünde yatan toplum biçimi ne; bundan bihaberler. Bilenler de özel olarak gizliyor bunu. Sadece belli kabuklara, belli ritüellere indirgiyorlar İslam’ı. Böylece de Tayyipgiller’in çıkarlarına, Amerika’nın çıkarlarına uygun bir kılıf, bir maske, bir peçe durumuna indirgiyorlar.

Oysa biz dün İslam’ın özünü anlattık. Biraz daha ayrıntılıca bu meseleyi araştırıp öğrenmek isteyen arkadaşlarımız için de iki kitap ortaya koyduk:

Birisi “Türban Konusu ve İşin Aslı” adını taşır. Alt başlığı:“Örtünme, Kadına Bakış Bağlamında Mekke ve Medine İslam’ı.” Çünkü ikisi birbirinin tümüyle zıddıdır, Mekke İslam’ıyla Medine İslam’ı. Karşıtıdır birbirinin. Bu kitabımız 118 sayfa.

Bir diğer kitabımızsa “Ömürleri Talan Edilen Kız Çocukları” adını taşır. Bu kitabımız da 129 sayfadır. Eğer zahmet edip arkadaşlarımız her türlü önyargıdan arınmış olarak, sadece gerçeği bulmaya, kavramaya, anlamaya yönelik bir çabayla bu kitaplarımızı okurlarsa, İslam Dininin esasını ve Hz. Muhammed’in gönlünde yatan toplum biçiminin ne olduğunu kavrarlar, anlarlar…

Kalın sağlıcakla…

29 Haziran 2023

İletişime Geç
Merhabalar,
Bize buradan ulaşabilirsiniz