Bu Vatan sahipsiz değil! Partimiz HKP, bu sefer de TCDD’de 1 milyon 584 bin 64 TL’lik İhale Yolsuzluğunun hesabını soruyor

26.11.2019
17
A+
A-
Bu Vatan sahipsiz değil!  Partimiz HKP, bu sefer de TCDD’de 1 milyon 584 bin 64 TL’lik İhale Yolsuzluğunun hesabını soruyor

Her gün yeni bir vurgun, yeni bir talan, yeni bir yolsuzluk, yeni bir kamu malı aşırıcılığı haberine uyanıyor ülkemiz ne yazık ki. Halkın Kurtuluş Partisi de bu yaşananların vaka-i adiyeden olmasına müsaade etmiyor, etmeyecek de…

Her defasında göz yumulan, çoğu zaman yasa yapma gücünden aldıkları güçle yasaya uygun ancak hakkaniyete ve ahlâka aykırı bu yolsuzluklardan biri, tahminimiz odur ki, bir çıkar çatışması nedeniyle yargıya intikal etmiş. Kokusu çıkar… Kurtuluş Partili Hukukçular, “Biz işimize bakalım” diyerek yine görevlerini yaptılar.

Konu bu sefer kamu malı aşırıcılığı, kişicil menfaat sağlama.

Failleri, Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Projesinde Tesisler Kontrolörü olarak görev yapan Veysel Karani BABACAN, eşi Sündüs BABACAN ve diğer 29 kişi.

Kontrolör Veysel Karani BABACAN, 1 milyon 584 bin 64 TL bedelli 32 adet sinyalizasyon ihalesini eşi Sündüs BABACAN’ın üzerine kurulu şirkete veriyor. Veysel Karani BABACAN ve Sündüs BABACAN ile birlikte 31 şüpheli hakkında dava açılmış.

Söz konusu davada, sanıklar hakkında İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermiş.

Ancak failler arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile ilgili Genel Müdürler yok. Bu nam ve görevde olanların bilgisi, onayı ve/veya büyük bir olasılıkla elde edilen menfaatten hissesi olmadan bu yolsuzluk yapılabilir mi ülkemizde?

Mümkün değil!

İşte Partimiz Hukukçuları, soruşturmaya o dönemin ve şu anki Ulaştırma Bakanı ile ilgili Genel Müdürlerin dahil edilmesi ve haklarında ek iddianame düzenlenerek yargılanmaları için aşağıdaki dilekçe ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdular.

Partili Avukatlarımız bu dilekçe ile Halkın Kurtuluş Partisi’nin de davaya katılan sıfatıyla dahil edilmesi talebinde bulundular. Çünkü suçlamalar kamu zararının varlığına yönelik.

Halkın Kurtuluş Partisi de; Türkiye’nin en Yurtsever, Halkçı, Çevreci ve Kamucu Partisi olduğu için “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan Kamu Mallarının göz göre göre vurgun ve talan ile kişicil servete dönüşmesine seyirci kalamaz. Mücadele ettiği vatan toprakları üzerinde, sorumluluğunu üstlendiği halkına ait kamu mallarının korunması ve mevcut kamu zararının ortadan kaldırılması için söz konusu şikâyeti yapmıştır.

Soruşturmanın genişletilmesi ve davaya katılma talebimizi içerir dilekçe aşağıdadır. Halkımızın bilgisine saygıyla sunuyoruz.

25.11.2019

HKP Genel Merkezi

 

 Davaya katılma talebimizi içeren dilekçeyi aynen yayımlıyoruz:

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

SUÇ DUYURUSUNDA

BULUNAN :HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI

Karanfil Sokak No:24/15 Kızılay/ANKARA

 

VEKİLLERİ                                    :Av. Metin BAYYAR – Av. Ayhan ERKAN – Av. Ali Serdar ÇINGI

                                                Av. Tacettin ÇOLAK – Av. Sait KIRAN – Av. Azime Ayça OKUR

                                                Av. Halil AĞIRGÖL – Av. Pınar AKBİNA KARAMAN

Av. Doğan ERKAN

Kocatepe Mah. Meşrutiyet Cad. Hatay Sk. No: 4/9

Kızılay/Çankaya/Ankara

 

ŞÜPHELİLER : 1. Mehmet Cahit TURHAN (Ulaştırma Bakanı) ve

suç tarihinde görevden olan Ulaştırma Bakanları

  1. Kamuran YAZICI (TCDD Genel Müdürü ve YK Üyesi) ile

dönemin TCDD Genel Müdürü)

  1. Dönemin Demiryolu Düzenleme Genel Müdürü
  2. Nihat Arslan (TCDD 1. Bölge Müdürü)
  3. Veysel Karani BABACAN (Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon

Projesinde Tesisler Kontrolörü)

  1. Sündüs BABACAN (İhaleyi alan RAYCAN Firması Sahibi)
  2. Soruşturma sırasında tespit edilecek; menfaat temin edenler,

bunların fiillerine onay veren,görmezden gelen diğer görevliler.

SUÇ :İhaleye Fesat Karıştırma (TCK m.235)

Zimmet (TCK m. 247)

Görevi Kötüye Kullanmak (TCK.257)

Emniyeti Suistimal (TCK m. 155)

Nitelikli Dolandırıcılık (TCK.158/d ve e)

AÇIKLAMALAR :

A-OLAY:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1703306/ese-32-ihale-birden.html

https://www.aydinlik.com.tr/tcdd-de-ihale-skandali-turkiye-kasim-2019

https://halkweb.com.tr/tcddde-buyuk-yolsuzluk-esine-32-ihale-vermis/

https://www.demokrathaber.org/guncel/tcdd-de-usulsuzluk-kontrolorun-esine-32-ihale-verilmis-h120812.html

https://www.haber.com/ihaleleri-esinin-sirketine-veren-tcdd-gorevlisine-dava-acildi-130956/

https://halktv.com.tr/gundem/kontrolor-ihaleleri-esinin-sirketine-vermis-410505h

https://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/demiryollarinda-vurguna-savcilik-el-koydu-h144389.html

https://www.haber16.com/1-5-milyon-liralik-ihaleyi-esine-veren-tcdd-gorevlisine-sorusturma/97112/

Yukarıda linkleri verilen haber siteleri incelendiğinde görüleceği üzere Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Projesinde Tesisler Kontrolörü olarak görev yapan Veysel Karani BABACAN’ın, 1 milyon 584 bin 64 TL bedelli 32 adet sinyalizasyon ihalesini eşi Sündüs Babacan’ın üzerine kurulu şirkete verdiği iddiasıyla, Veysel Karani Babacan ve Sündüs Babacan ile birlikte 31 şüpheli hakkında dava açılmış, söz konusu davada sanıklar hakkında İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyası ağır ceza mahkemesine göndermiştir.

B.TALEPLERİMİZ:

Ek iddianame düzenlenmesi:

İşbu davaya esas soruşturmanın Ulaştırma Bakanı, Demiryolu Düzenleme Genel Müdürü ile TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanını da içine alacak şekilde genişletilmesini, ek iddianame düzenlenerek davaya sanık sıfatıyla dahil edilmelerini ve kamu zararı oluştuğu için müvekkil siyasi partinin hukuki menfaati gereği açılan davaya katılmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Şöyle ki;

 

Bu tür işlemlerin, Ulaştırma Bakanı ve TCDD Genel Müdürünün haberi olmaksızın yapılması hayatın olağan akışına aykırı olup, bir an için haberi, bilgisi olmadığı düşünülse bile ifa ettikleri görev gereği kusursuz sorumluluklarının varlığı sebebiyle ek iddianame düzenlenerek dava açılması gerekmektedir. Zira;

TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü ve TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğü Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlık teşkilatına bağlı kurum ve kuruluştur. İhaleler Bakanın onay ve olur imzası olmadan yürürlüğe giremezler. Bakanlığın denetim sorumluluğu da sözkonusu olup tüm hizmetlerinin ve faaliyetlerinin amacı kamu yararıdır.

Dolayısıyla, soruşturmanın bu kişiler yönünden de genişletilerek İhaleye Fesat Karıştırma (TCK m.235), Zimmet (TCK m. 247), Görevi Kötüye Kullanmak (TCK.257), Emniyeti Suistimal (TCK m. 155) ve Nitelikli Dolandırıcılık (TCK.158) suçlarından ek iddianame düzenlenmesini talep ederiz.

 Mevcut davaya katılma talebimiz:

“İhaleye fesat karıştırma suçunun gerekçesinde korunan hukuki değer, ‘kamusal faaliyetlerin dürüstlük ilkesine uygun olarak yürütüldüğüne dair ve özellikle, kamu adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımı gibi ihale işlemlerinin yapılması ile ilgili olarak kamu görevlilerine duyulan güven’dir. Dolayısıyla ihaleye fesat karıştırma suçunun mağduru tüm toplumdur.” (Doç. Dr. İbrahim Şahbaz, Yargıtay 22. Ceza Dairesi Başkanı, Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ceza Kanunu, 2. Cilt, s. 2656)

Görevi kötüye kullanma suçunun varlığı için Kanunda veya ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisinin cezalandırılacağı tespiti yapıldığına göre kamunun zarar görmesi nedeniyle;

Dolandırıcılık suçunun, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmasıyla ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçu işlenmiştir.

Müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi de; Türkiye’nin en Yurtsever, Halkçı, Çevreci ve Kamucu Partisidir. Müvekkil parti, “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan Kamu Mallarının göz göre göre vurgun ve talan ile kişicil servete dönüşmesine seyirci kalmamaktadır. Mücadele ettiği vatan toprakları üzerinde, sorumluluğunu üstlendiği halkına ait kamu mallarının korunması ve mevcut kamu zararının ortadan kaldırılması için işbu şikâyetin yapılması kanun yoluna gidilmiştir. Bu nedenle de hukuki menfaati sözkonusudur.

Bu tür yolsuz ihaleler sebebiyle gereği gibi yapılmayan hizmetler yüzünden bilindiği üzere Çorlu’da, Ankara’da tren kazaları meydana gelmiş, çok sayıda insanın yaşamı son bulmuştur. En son Ankara’da “sinyalizasyon hatası” denilerek meydana gelen kazada, sorumluların cezalandırılması amacıyla müvekkil siyasi parti suç duyurusunda bulunmuş, açılan dava Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin önünde olup, 13 Ocak 2020’de gerçekleştirilecek ilk duruşmasında müvekkil siyasi parti de 73 şikayetçi ile birlikte hazır bulunacaktır.

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda açıklanan ve Cumhuriyet savcılığınca re’sen araştırılacak sebeplerle; 

1.Şüphelilerden Ulaştırma Bakanı ve davaya dahil edilmeyen diğer yetkililerin eylemlerine uyan Türk Ceza Kanunu ve ilgili kanunlarda belirtilen suçlarından yargılanıp cezalandırılmaları amacıyla haklarında gerekli soruşturmanın yürütülerek Ek iddianame düzenlenmek suretiyle Kamu Davası açılmasını ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararı dosyanın gönderilen Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesini,

2.Müvekkil siyasi partinin kamu yararının korunması ilkesine parti programında yer vermesi ve bunu herşeyin üzerinde tutması nedeniyle hukuki menfaatinin varlığı sebebiyle davaya katılan sıfatıyla dahil edilmesini müvekkil Parti adına talep ederiz. 25.11.2019

Suç Duyurusunda Bulunan

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Vekilleri

Av. Ayhan Erkan                        Av. Ali Serdar ÇINGI                        Av. Pınar AKBİNA KARAMAN