Mossad’ın Altın Kuralı ve Satılmışlar Güruhu

26.07.2021
157
A+
A-

Aynen şöyle der Mossad:

“Birine para verdiniz mi, onu devşirmiş olursunuz! Çünkü parayı alan, bunun bir karşılığının olacağını bilir. Ve o karşılığı da istendiği anda ödeyecek olmayı kabul etmiş olur…”

İnsanların birbirlerini yük hayvanı olarak gördüğü, insanların insanlıktan çıkartılıp çamurlara bulandığı, durumları ve çıkarları birbirine zıt sınıflara ayrılmış-parçalanmış Sosyal Sınıflı Toplumda, kimse kimseye öyle yüklü miktarda para vermez, bağışlamaz…

Baksanıza, öz kardeşler bile anne babalarından kalan üç kuruşluk malı paylaşamıyorlar, birbirleriyle kanlı bıçaklı kavgalara giriyorlar ve ömür boyu küs kalabiliyorlar.

Daha dünün haberi; Osmaniye’de kuzenler, dut ağacının dalları karşı tarafın bahçesine sarktığı için kavgaya tutuşmuşlar ve biri diğerini bıçaklayıp öldürmüş. İnsanlar bu hallerdeler gayrı…

Evet, bu da birkaç gün öncenin bir haberi:

***

Amerikan vakfı Türkiye’de hangi medyaya ne para verdi…

Rekor 476 bin dolar ile Medyascope

Türkiye’de kritik kuruluşların ABD merkezli vakıf olan Chrest Foundation’dan yüz binlerce dolarlık hibe aldığı ortaya çıktı. Bu kuruluşların başında gazeteci Ruşen Çakır’ın kurduğu Medyascope adlı haber sitesinin olması dikkat çekti.

Vakfın kendi internet sitesinden açıkladığı listede Türkiye’den birçok kuruluş var. On binlerce dolarlık destek alan kurumlar arasında Anadolu Kültür Derneği, Hrant Dink Vakfı, Filmmor Kadın Kooperatifi, 140Journos, Mezopotamya Vakfı, IKSV, Serbestiyet, Hafıza Merkezi, Sivil Sayfalar, Sabancı Üniversitesi, Bağımsız Gazetecilik Platformu P24, Mekanda Adalet Derneği, Mor Çatı Kadın Derneği, Ekonomi ve Dış Politikalar Merkezi (EDAM) ile TESEV, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV), Yurttaşlık Derneği ve Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) bulunuyor.

Bu kuruluşlardan alınan “destek” miktarları şöyle:

Medyascope: $476,720

Serbestiyet: $ 49,995

140Journos: $60,000

P24: $124,015

Destek alan kuruluşlar arasında en dikkat çekeni ise halen yayın hayatını aktif bir şekilde sürdüren gazeteci Ruşen Çakır’ın kurucusu olduğu Medyascope oldu. Yayın hayatına 2015 yılında başlayan kurum, derneğin açıkladığı kayıtlara göre Chrest Foundation’dan bir yıl sonra destek almaya başlıyor.

Medyascope’un 2016’dan 2020 yılına kadar aldığı toplam destek 476 bin 720 dolar olurken, bu rakamın güncel kur ile 4 milyon lirayı aştığı anlaşıldı.

Dernek tarafından tanımlanan “Desteğin” amacı ise partizan olmayan ana akım medya çalışmaları olarak belirtildi.

NEDİR BU CHREST FOUNDATION

Medyascope başta olmak üzere Türkiye’deki kuruluş ve derneklere binlerce dolarlık “hibe” desteği veren söz konusu dernek, Amerika Birleşik Devletleri Irving, Texas’da kurulmuş bir vakıf olmasıyla tanınıyor.

Chrest Vakfı, 1999 yılında gazeteci ve yazar Jeff Jensen ve Lou Anne King Jensen tarafından Teksas, Amerika’da kuruldu. Bağışçılık geleneği olan ailelerden gelen Jeff ve Lou Anne Jensen; ABD’de dezavantajlı çocuklar, diyabet araştırmaları ve sosyal girişimler gibi alanlara yönelik mali desteklerine 2001 yılında uluslararası bir boyut katarak Türkiye’deki STK’lara mali ve teknik destek vermeye başladı.

Türkiye ile ailece yaptıkları bir seyahat ve Mısır’da katıldığı bir uluslararası toplantı sonucunda tanışan Chrest Vakfı kurucusu ve başkanı Lou Anne King Jensen, vakfın mali desteklerini Türkiye’ye yönlendirme kararını şöyle açıklamaktadır:

“Vakfımızın kaynakları sınırlı olduğundan, var olan kaynakları birden çok ülkeye dağıtmak yerine tek ülke üzerinde yoğunlaşmanın daha etkili sonuçlar yaratacağını düşündük. Desteklerimizi tek bir ülkeye yönlendirerek ülkenin dinamiklerini daha iyi anlayabileceğimize, o ülkede yaşayanlarla daha yakın ilişkiler kuracağımıza ve toplum tarafından belirlenen sosyal hedeflere ulaşılmasına daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.”

Yapılan açıklamaya göre Chrest Vakfı Yönetim Kurulu, hibe almaya hak kazanan projeleri, proje bölgelerini yakından tanıyan Türk danışmanlarının desteği ile belirliyor. Hibe alan kuruluşların çalışmaları ve projelerin etkisi ise faaliyet raporları ve finansal raporlarla takip ediliyor. İzleme ve değerlendirme için kullanılan bir diğer yöntem ise, vakıf yetkililerinin yaptığı saha ziyaretleri olarak belirtiliyor.

Vakıf tüm bu süreçlerin ardından hibe desteğine karar veriyor. (https://odatv4.com/amerikan-vakfi-turkiyede-hangi-medyaya-ne-para-verdi-21072115.html)

***

Bütün bu sözde iletişim araçlarının ve vakıf vb. adlar altındaki kuruluşların tamamı CIA’ca devşirilmiş midir?

Evet, kesinkes öyle olmuştur.

Bu paraları alanlar satılmışlardır… Bunlar “biz insanız”, diyemezler…

Bu ne yazık ki ne ilktir ne de son olacaktır Türkiye’de.

Bilindiği gibi Avrupa Birliği organları da yüzlerce kişi ve kuruluşu fonlamaktadır.

Bazı satılmışlara da “burs” adı altında paralar akıtmakta, onları Avrupa okullarında okutmaktadır…

ABD Emperyalistleri de bu işi yoğun biçimde yapmaktadırlar… Amerikan derin devletine bağlı onlarca vakıf ve benzeri kuruluşlar, ihanet potansiyeli taşıdığına inandıkları zayıf kişilikli insanları bu şekilde devşirip, ülkesine götürüp orada mamalayıp eğitimden geçirmekte, ajanlaştırmakta, sonra da Türkiye’ye gönderip onları ülkenin önemli kurumlarının yönetimine getirmektedir.

Onlara siyasette, medyada, akademide, kültür sanat alanında roller vermektedirler.

Özetçe Arkadaşlar; Türkiye’yi Türkiye yönetmemektedir 1950’den beri. Doğrudan, dolaysız biçimde Amerika yönetmektedir…

İnsanlığın başbelası bu Emperyalist Haydudun müttefiki AB Emperyalist Devletleri yönetmektedir… Siyonist İsrail yönetmektedir… Tabiî bu aşağılık işlerde başpatron hep Amerika’dır.

Şimdi de AB tarafından mamalananları görelim isterseniz. Namuslu Araştırmacı-Yazar Yılmaz Dikbaş, bunların bir listesini yayınlamıştı yıllar önce. Tabiî o yıllardan sonra da bu ihanet süreci kesintisiz biçimde sürüp gitti ve de gidiyor. AB tarafından mamalanan bu hainlerin listesi 300’den fazla kurumu, bunların yöneticilerini, hangi kisve altında para aldıklarını içerdiği ve 30 Word sayfasından fazla olduğu için, bu hainler listesinin tamamını buraya aktaramıyoruz. En azından Y. Dikbaş’ın yayımladığı hainler listesinin tamamını şu linkten görelim:

https://k.ogren-sen.com/ekonomi/370/index.html

Bilal’in başında bulunduğu sözde vakfa da hatırlanacağı gibi Suudi Arabistan, 100 milyon dolar bağış yapmıştı…

Ve babası Tayyip’e de Katar 450 milyon dolar değerindeki lüks uçak “hediye” etmişti… Ve tabiî Katar, bunun karşılığında Türkiye’den milyarlarca dolarlık Kamu Malı aldı, yok fiyatına… Bunlardan en bilineni, 20 milyar dolar değerindeki Tank Palet Fabrikası’dır. Ordunun silah fabrikasını Katar’a peşkeş çekip geçti Tayyip… Daha onlarca Kamu Malını da bu şekilde peşkeş etti Kaçak Saraylı Hafız…

AKP’nin kuruluş hikâyesini dinlerseniz, zaten Türkiye’nin içine düşürülmüş olduğu hazin durumu içiniz kan ağlayarak izlersiniz…

Abdurrahim Karslı ve Merdan Yanardağ’ın Tele 1’de yayınlanan “AKP Nasıl Kuruldu?” programını hepimizin tekrar tekrar izlemesi gerekir.

 

Özetçe Arkadaşlar!

Türkiye’yi 70 yıldan bu yana hainler, vatan satıcılar, Kamu Malı hırsızları ve Amerikan uşaklarının cenneti haline getirmiştir, Amerika Emperyalist Çakalı…

Ülke, Mütareke Yıllarından daha ağır ve daha vahim bir felaketin girdabına itilmiştir.

Fakat bundan çıkacağız. Emperyalistler “Geldikleri gibi gidecekler!” Yerli işbirlikçi satılmış hainlerse hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır…

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

26 Temmuz 2021

Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı